Dernek ve Vakıfların İktisadi İşletmelerinden Aktarılan Kar Paylarından Stopaj Yapılması Gerekir mi?

Dernek ve Vakıflara Ait İktisadi İşletmelerden Aktarılan Kar Paylarında Vergileme Konusundak tartışmaya yönelik Danıştay Kararı:

"Gelir Vergisi Kanununun 75/2. maddesinde; iştirâk hisselerinden doğan kazançların menkul sermaye iradı olarak sayılmasına rağmen iştirâk hissesinin tanımı yapılmamıştır. 49 No'lu KVK Genel Tebliğinde iştirâk hissesi; anonim şirketlerin hisse senetleri, limited şirketlere ait iştirâk payları, eshamlı komandit şirketlerin komanditer ortaklarına ait ortaklık payları ve iş ortaklıkları ile adi ortaklıklara ait ortaklık payları olarak tanımlanmıştır.

Görüleceği üzere, vakıflara ait iktisadi işletmeler ''iştirâk hissesi'' olarak sayılmamıştır. İştirâk kavramı Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde ise; ''İştirâkler; işletmenin, doğrudan veya dolaylı olarak diğer şirketlerin yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılmak üzere edindiği hisse senetleri veya ortaklık paylarının izlendiği hesaptır.'' şeklinde tanımlanmıştır.

İştirâk kazancı, bir kurumun başka bir kurumun sermayesine katılma payı karşılığında elde edilen kâr payıdır. Dolayısıyla iştirâk kazancı elde edilebilmesi için iki ayrı tüzel kişiliğin bulunması gerekmekte olup bir kurumun başka bir kuruma ortaklık, ortaklık payı ve hisse senedi sahibi olmak suretiyle iştirâk etmesi icap etmektedir.
Şu halde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesine göre kâr dağıtımından bahsedilebilmesi için; iki ayrı tüzel kişiliği haiz kurumun bulunması, tüzel kişiler arasında ''hisse senedi'' veya ''iştirâk hissesi'' varlığına dayalı bir iştirâk eden / iştirâk edilen ilişkisinin mevcut olması gerekmektedir.

Olayda, davacı vakıf ile iktisadi işletmesinin ayrı tüzel kişilikleri bulunmamakla beraber iktisadi işletme, davacı vakıf tüzel kişiliği içerisinde yer alan bir oluşumdur. Bu bakımdan, aynı tüzel kişilik içerisinde iştirâk ilişkisi olamayacağından iktisadi işletme tarafından vakfa aktarılan tutar kar payı sayılamayacağı gibi vakıf açısından da iştirâk kazancı olarak değerlendirilemeyecektir.

Bu durumda, davacı vakfa bağlı iktisadi işletme tarafından aktarılan tutar, Gelir Vergisi Kanunun 75. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendinde belirtilen anlamda iştirâk hisselerinden doğan bir kazanç olmadığından Gelir Vergisi Kanunun 94. maddesinin 6/b-i bendine göre tevkifat yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığından Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir."