<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ahmet faruk özdemir</title>
	<atom:link href="http://www.ahmetfarukozdemir.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ahmetfarukozdemir.com</link>
	<description>Serbest Muhasebeci Mali Müşavir-Denetçi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Dec 2011 11:57:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Hurda Satışlarında KDV</title>
		<link>http://www.ahmetfarukozdemir.com/hurda-satislarinda-kdv/</link>
		<comments>http://www.ahmetfarukozdemir.com/hurda-satislarinda-kdv/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Aug 2011 07:40:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Faruk ÖZDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Vergi]]></category>
		<category><![CDATA[Hurda]]></category>
		<category><![CDATA[İstisna]]></category>
		<category><![CDATA[KDV]]></category>
		<category><![CDATA[Metal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetfarukozdemir.com/?p=941</guid>
		<description><![CDATA[KDV 17/4-G KAPSAMINDA HURDA VE ATIK METAL, PLASTİK, KAĞIT, CAM TESLİMLERİ, KISMİ İSTİSNALARDA KDV İNDİRİM İPTALİ VE MUHASEBE KAYITLARI Mali Pusula Dergisi, Ocak 2006, Sayı:13 1- GİRİŞ Kısmi istisnalar, KDV Kanununda vergiden istisna olarak sayılan teslim ve hizmetlerden, Kanunun 32. maddesinde sayılmayanlarıdır. Bilindiği gibi KDV Kanununun 32. maddesinde KDV Kanununun 11 (Mal ve Hizmet İhracatı), [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KDV 17/4-G KAPSAMINDA HURDA VE ATIK METAL, PLASTİK, KAĞIT, CAM TESLİMLERİ,<br />
KISMİ İSTİSNALARDA KDV İNDİRİM İPTALİ VE MUHASEBE KAYITLARI<br />
</strong></p>
<p>Mali Pusula Dergisi, Ocak 2006, Sayı:13</p>
<p>1- GİRİŞ<br />
Kısmi istisnalar, KDV Kanununda vergiden istisna olarak sayılan teslim ve hizmetlerden, Kanunun 32. maddesinde sayılmayanlarıdır. Bilindiği gibi KDV Kanununun 32. maddesinde KDV Kanununun 11 (Mal ve Hizmet İhracatı), 13 (Araçlar, Petrol Aramaları ve Teşvik Belgeleri Yatırımlarda İstisna), 14 (Taşımacılık İstisnası) ve 15. (Diplomatik İstisnalar) maddelerinde yer alan vergiden istisna edilmiş işlemler nedeniyle mükellefler tarafından yüklenilen ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV’lerinin mükelleflere belirli usuller ve şartlar dahilinde iade edileceği açıklanmıştır. </p>
<p>KDV Kanununun 17. maddesinde yer alan ve “Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalar ile Diğer İstisnalar&#8221; başlığı altında açıklanan istisnalar ise Kısmi İstisnalar arasında yer almaktadır. Bilindiği gibi KDV Kanunu madde 30/a gereği vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilen işlemler dolayısıyla yüklenilen KDV’ler hesaplanan KDV’den indirilemez. Söz konusu indirilemeyen KDV’ler ise yine aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan hükmün tersi anlamından hareketle yapılacak yorumu sonucunda gider veya maliyet olarak dikkate alınacaktır. </p>
<p>Konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse; inşaat işleri yapan bir müteahhidin, vergiye tabi işlerinin yanı sıra Milli Eğitim Bakanlığı’na bağışlamak üzere okul inşa ettiğini düşünelim. Genel Bütçeye dahil bir kuruluş olan Milli Eğitim Bakanlığı’na bedelsiz olarak yapılan teslimler, KDV Kanununun 17/2-b maddesi ile vergiden istisna edilmiştir. Müteahhidin diğer inşaatlarında kullandığı malzemelere ait KDV indirim konusu yapılırken, okul inşaat işinde kullanılan malzemelere ait KDV, Kanunun 30/a maddesi gereğince indirim konusu yapılamayacaktır. Bu iş için satın alınan malzemelerin alış bedelinin 2.500.000 YTL, KDV’sinin de 450.000 YTL olduğunu varsayarsak, 450.000 YTL’yi hesaplanan KDV’sinden indiremeyecek, müteahhit 2.950.000 YTL’yi gelir vergisi matrahının tespitinde gider olarak göz önüne alabilecektir. [1]</p>
<p>Çalışmamızda özellikle son yıllarda sürekli değişikliğe uğrayarak, öncelikle KDV tevkifatı kapsamına alınan ancak daha sonra kısmi istisnalar arasında yer bulan hurda ve atık metal, kağıt, cam teslimleri incelenecek, özellikle indirim iptali hususunda ve bu işlemleri muhasebesi hakkında açıklamalarda bulunulacaktır. </p>
<p>2- YASAL MEVZUAT HAKKINDA AÇIKLAMA<br />
Daha önce tesliminde KDV tevkifatı uygulanan metal, plastik, kağıt, cam hurda ve atıklarının teslimi, Kanunun 17/4-g maddesinde 5035 sayılı Kanunun 8. maddesiyle yapılan değişiklik sonucu KDV’den istisna edilmiştir. İstisna hükmü 01.01.2004 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Bu tarihe kadar anılan hurda ve atık malların tesliminde KDV tevkifatı uygulanmıştır. </p>
<p>Teslimi KDV’den istisna edilen hurda metal kapsamına; aynen veya onarılmak suretiyle üretim amacına uygun olarak kullanılamayacak haldeki ham, yarı mamul veya mamul metalleri, bunların hurda haldeki karışım veya alaşımları girmektedir. Metal talaşları, imalathane veya fabrikadan çıkan standart dışı metaller, izabe tesislerinden çıkan standart dışı metal maddeleri hadde bozukları ve benzerlerinin hurda metal kavramına dahildir. Demir, bakır, alüminyum, pirinç, kurşun, teneke, çelik, çinko, pik, sarı, bronz, nikel, kızıl, lehim, mangan-tutya, antimon ve benzeri her türlü metal hurdaları ile bu metallerin alaşım, bileşim ve cürufları, imalathane ya da fabrikalarda imalat sırasında elde edilen metal kırpıntı, döküntü ve talaşları ile standart dışı halleri de hurda metal addolunur. Ancak, işlenmemiş elektrolit olan külçe çinko, birincil (primer) alüminyum, rafine edilmiş kurşun, elektrolit bakırdan gibi birincil metal mahiyetindeki ürünler hurda metal tanımına girmemektedir. </p>
<p>Hurda metal ticaretinde az veya çok işlenmek suretiyle aynı amaçla kullanılabilecek olan metallerin (örneğin trafoların, divan ve somyaların) satışında sorumluluk uygulaması yapılmayacaktır. </p>
<p>Tesliminde KDV istisnası uygulanan hurda ve atık kağıt kapsamına; kağıt, karton, mukavva üretiminde kullanılan kırpıntı ve atık kağıtlar girmektedir. Ayrıca hurda veya atık plastik ile cam hurdası, bunların hurda halindeki karışımları, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılmayacak durumdaki ham, yarı mamul veya mamulleri, plastik madde üretiminde kullanılan plastik madde ve malzemeler, granül ve çapak haline getirilen plastikler, naylon, lastik, pet ve cam şişe, kavanoz, kullanılmış otomobil ve pencere camları, cam kırıkları da istisna kapsamındadır. </p>
<p>Öte yandan 91 Seri numaralı KDV Kanunu Genel Tebliğinin (F) bölümünde hurda metal, hurda ve atık kağıt, plasitk ve cam teslimlerinde uygulanan bu istisnadan vazgeçen mükelleflerin teslimlerinde, daha önce yayımlanmış olan KDV Genel Tebliğlerine göre tevkifat uygulaması yapılacağı belirtilmiştir. Bu durumda istisnadan vazgeçen mükelleflerden söz konusu malları satın alanlar 51, 53, 58, 70, 81, 85 ve 87 Seri numaralı KDV Genel Tebliğlerine göre hesaplanan KDV’nin %10’unu satıcıya ödeyecek, %90’ını ise 2 no.lu KDV beyannamesi ile kendi vergi dairesine sorumlu sıfatıyla ödeyecektir. KDV Kanunun 18/1 maddesi uyarınca istisnadan vazgeçen mükellefin bu durumu, kendisinden satın alacağı mallarda tevkifat uygulayacak olan alıcılara önceden bildirmeleri şarttır. [2]</p>
<p>3- KDV 17/4-g KAPSAMINDA SATIŞLARDA MUHASEBE ÖRNEĞİ<br />
Kutu imalatçısı (A) işletmesi, üretimi sonucunda oraya çıkan hurda ve atık kağıt ve kartonlarını 10.000 YTL bedelle satmıştır. </p>
<p>Bu durumda (A) işletmesi KDV’den istisna tutarak sattığı bu mallar için zamanında yüklendiği ve indirdiği KDV’leri yukarıda da açıklandığı üzere KDV madde 30/a gereği iptal etmelidir. İptal edeceği bu KDV’ler ise yine KDV Kanunu madde 58 gereği gider olarak dikkate alınabilecektir. </p>
<p>Ancak burada hesapsal bir zorluk olduğu ortadadır. Çünkü imalatçı işletme sattığı hurda kağıt ve kartonların hangi alımından olduğunu birebir nasıl tespit edebilecektir? Diğer bir söyleyişle, KDV’den istisna olarak sattığı hurda kağıt ve kartonları, hangi işletmeden ve hangi tarihte satın aldığını tespit edebilecek mi, söz konusu alış faturalarına dönüp o vesikalardaki indirdiği KDV’nin şimdi sattığı hurdalara ne kadar isabet ettiğini tespit edebilecek midir? </p>
<p>Uygulamada bu zor bir işlemdir. Peki bu durumda indirimi iptal edilmesi gereken KDV nasıl tespit edilecektir? Teorik olarak hurda halinde satılan bir malın bedeli elbette asıl olarak ilk alındığı haldeki alış fiyatından daha aşağı olacaktır. Yani, kusursuz, imalat için temiz olarak alınan bir kartonun alış fiyatı ile, imalat artığı haline gelmiş, şeklen bozulmuş, hurda bir kartonun piyasa fiyatı aynı olmayacaktır. Bu durumda, hurda olarak satış fiyatı üzerinden %18 KDV dahi hesaplansa ki, örneğimizde bu tutar 1.800 YTL eder, aslında alım sırasında birebir yüklenilen KDV’den az bir rakam olacaktır denebilir teorik olarak. </p>
<p>Ancak, bizce satış fiyatı olan 10.000 YTL üzerinden %18 KDV hesaplanması, birebir tespit yapılamıyorsa, makul bir yöntemdir. Bu durumda yapılacak kayıtlar aşağıdaki gibi olacaktır. </p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; / &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
120 ALICILAR                                                      10.000.-<br />
659 DİĞER OLAĞAN GİDER VE ZARARLAR                                 1.800.-<br />
    659.01 KDVK Md.17/4-g  KDV İndirim İptali<br />
                649 DİĞER OLAĞAN GELİR VE KÂRLAR                                    10.000.-<br />
                    649.01 Hurda Kağıt/Karton Satışı<br />
                391 HESAPLANAN KDV                                                   1.800.-<br />
                    391.05 KDV Md.17/4-g KDV İndirim İptali<br />
……fatura ile hurda kağıt ve karton satışı<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;- / &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
Bu kayıt şekli KDV Kanunu madde 54/1’de açıklanan esaslara uygundur görüşündeyiz. Bilindiği gibi söz konusu maddeye göre; </p>
<p>“Madde 54/1: Katma Değer Vergisi mükellefleri, tutulması mecburî defter kayıtlarını bu verginin hesaplanmasına ve kontrolüne imkân verecek şekilde düzenlerler. Bu kayıtlarda en az aşağıdaki hususların açıkça gösterilmesi şarttır: </p>
<p>a) Vergi konusu işlemlerin mahiyeti, vergisiz tutarları, hesaplanan vergi, indirilebilir vergi miktarları,<br />
b) Vergiden istisna edilen işlemlerin, indirim hakkı tanınan ve tanınmayanlara göre mahiyeti ve ayırımı ile hesaplanan indirilebilir vergi miktarı,<br />
c) İndirim konusu yapılamayacak işlemlerin niteliği ve bu işlemlerle ilgili vergi miktarları,<br />
d) Matrah ve indirim miktarlarındaki değişmelerle, ödenen, terkin edilen ve iade olunan vergiler.&#8221;</p>
<p><strong>4- SONUÇ</strong><br />
Uygulamada mükelleflerin hurda ve atık metal, plastik, kağıt, cam teslimlerinin KDV Kanunu Madde 17/4-g’de yer alması nedeniyle sadece KDV’den istisna olarak düşündükleri, oysa KDV Kanunu madde 17’de yer alan istisnaların Kısmi İstisna kapsamında olduğu ve bu nedenle istisna kapsamında gerçekleştirdikleri teslim ve hizmetler için indirim iptali işlemini çoğu zaman sehven yapmadıkları, unuttukları gözlemlenmektedir. </p>
<p>Aslında, bir işlemin hem vergiden istisna edilmesi hem de zamanında yüklenilen vergilerin ise iptal ettirilmesi ve ödettirilmesi (tabi işletmenin ödenecek KDV beyanı çıkıyorsa) mantıken biraz yanlış gelmektedir. Bu durumda işletmeler KDV Kanunu Madde 18/1 kapsamında ve 91 seri numaralı KDV Genel Tebliğinde de açıklandığı gibi İstisnadan vazgeçebilirler. Bu durumda yine söz konusu Genel Tebliğde de açıklandığı gibi bu durumda hurda malları alan kişiler KDV Tevkifatı yapacaklar ve tevkif ettikleri vergiyi sorumlu sıfatıyla beyan ederek ödeyeceklerdir.  Bu durumda hurda mal satan işletmeler, bu işlemin KDV tevkifatına tabi olacağını alıcıya önceden bildirmek zorundadırlar ve tabii ki tevkifat tutarları da satış faturası üzerinde gösterilmelidir. </p>
<p>HAZIRLAYAN:<br />
GÜRAY ÖĞREDİK<br />
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir<br />
gogredik@mazarsdenge.com.tr<br />
Mazars/Denge Denetim YMM A.Ş.<br />
Vergi Bölümü/Uzman Denetçi </p>
<p>[1] OKTAR, Kemal; “KDV İstisnalar ve İadeler&#8221;, Maliye ve Hukuk Yayınları, 5. Baskı, Şubat 2005, Sayfa: 349<br />
[2] OKTAR, Kemal; a.g.e., sayfa: 386-387</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetfarukozdemir.com/hurda-satislarinda-kdv/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teşekkürler&#8230;</title>
		<link>http://www.ahmetfarukozdemir.com/tesekkurler/</link>
		<comments>http://www.ahmetfarukozdemir.com/tesekkurler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2011 20:43:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Faruk ÖZDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetfarukozdemir.com/?p=774</guid>
		<description><![CDATA[Değerli üyemiz.. Bildiğiniz gibi; meslektaşımızın nisan ayında yoğunlaşan ağır iş yükünü normalleştirmek ve işleyişi kolaylaştırmak adına 20 Nisan’da TÜRMOB aracılığıyla Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na bir talep ilettik. İsteğimiz; 2010 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi’nin son verilme süresi olan 25 Nisan Pazartesi’nin ay sonuna uzatılmasından ibaretti. İşlerini yaptıkları milyonlarca mükellef adına on binlerce meslektaşımız, her şeyin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Değerli üyemiz..</p>
<p>Bildiğiniz gibi; meslektaşımızın nisan ayında yoğunlaşan ağır iş yükünü normalleştirmek ve işleyişi kolaylaştırmak adına 20 Nisan’da TÜRMOB aracılığıyla Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na bir talep ilettik. </p>
<p>İsteğimiz; 2010 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi’nin son verilme süresi olan 25 Nisan Pazartesi’nin ay sonuna uzatılmasından ibaretti.</p>
<p>İşlerini yaptıkları milyonlarca mükellef adına on binlerce meslektaşımız, her şeyin elektronik ortamda &#8220;saniyelerle&#8221; sonuçlandığı bir sistemde bu başvurunun da &#8220;akıl ve sağduyu&#8221; içinde &#8220;en kısa sürede&#8221; İdare’nin &#8220;uzatıldı&#8221; yanıtıyla birkaç günlük de olsa rahat bir nefes alacağına emindi. </p>
<p>Başvuru sonrası aradan geçen 5 güne karşın; 25 Nisan Pazartesi günü dahi meslektaşımız hala olumlu yanıt beklerken, akşam saatlerine kadar &#8220;gelmeyen yanıtla&#8221;, olağanüstü bir çaba ve gayret göstererek ve adeta &#8220;seferberlik&#8221; ilan ederek beyanname verme girişimini sürdürmüşlerdir. </p>
<p>Durum böyleyken, Gelir İdaresi Başkanlığı web sayfasında 25 Nisan &#8220;gece yarısı&#8221; saat 23.48’de yapılan &#8220;ciddiyet ve olgunluktan&#8221; uzak olduğuna inandığımız bir duyuru tüm meslektaşlarımız açısından şaşkınlıkla karşılanmıştır. </p>
<p>Gece yarısı yapılan bu açıklamaya göre; İdare &#8220;2010 Yılı Kurumlar Vergisi Beyanname verme süresini 29 Nisan 2011 tarihine uzatıldığı&#8221;nı duyurmuştur. </p>
<p>Şu açıktır ki; &#8220;beyanname verme süresinin bitimine 12 dakika kala&#8221; yapılan uzatmanın kimseye bir yararı olamaz. </p>
<p>Bu açıklama; meslektaşlarımın bütün bir hafta sonu, gece yarıları bile çalıştığı bir emeği &#8220;yok saymaktır&#8221;.</p>
<p>Bugüne kadar yapılan uygulamalar ise meslek örgütümüzü rencide edici niteliktedir. </p>
<p>Umarız bundan sonraki olası taleplerimize, İdare daha ciddi yaklaşır ve meslek örgütümüze gerekli saygıyı gösterir.</p>
<p>Saygılarımla,<br />
Yahya Arıkan<br />
Başkan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetfarukozdemir.com/tesekkurler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Yiğit Ölmüş Diyeler!</title>
		<link>http://www.ahmetfarukozdemir.com/bir-yigit-olmus-diyeler/</link>
		<comments>http://www.ahmetfarukozdemir.com/bir-yigit-olmus-diyeler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Apr 2011 20:24:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Faruk ÖZDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetfarukozdemir.com/?p=737</guid>
		<description><![CDATA[Bir Yiğit Ölmüş Diyeler! Dün sabah bir toplantıdayken çaldı telefonum. Toplantılarda telefonumu pek açmıyorum ama, arayan Murat Dost uzun uzun çaldırınca &#8216;bir sorun var&#8217; dedim. “Haber sitelerine baktın mı, Naci’yi kaybettik!” dediğinde başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Hemen Mustafa Keskin’i aradım. Açmayınca telefonu, Muğla SMMM Oda Başkanı Hasan Demir’i aradım. Acı haberi o da onaylayınca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ahmetfarukozdemir.com/wp-content/uploads/2011/04/naci1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-739" title="naci" src="http://www.ahmetfarukozdemir.com/wp-content/uploads/2011/04/naci1.jpg" alt="" width="630" height="350" /></a></p>
<p><strong>Bir Yiğit Ölmüş Diyeler!<br />
</strong><br />
Dün sabah bir toplantıdayken çaldı telefonum. Toplantılarda telefonumu pek açmıyorum ama, arayan Murat Dost uzun uzun çaldırınca &#8216;bir sorun var&#8217; dedim.<br />
“Haber sitelerine baktın mı, Naci’yi kaybettik!” dediğinde başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Hemen Mustafa Keskin’i aradım. Açmayınca telefonu, Muğla SMMM Oda Başkanı Hasan Demir’i aradım. Acı haberi o da onaylayınca ağlamak istedim, yutkundum, ağlayamadım.</p>
<p>Gün boyu susmadı telefonlar, inanmak istemeyen dostların “ağır yaralıymış değil mi?” diyen titrek sesleri yankılandı kulağımda.</p>
<p>15 yılım geçti, SSK Sigorta Teftiş Kurulu ve SGK Teftiş Kurulu’nda. Dostluğu, kardeşliği, arkadaşlığı ve onurlu bir hizmeti yıllarca omuz omuza sürdürdüğümüz Naci Şahin’in öldüğüne inanamadım, inanmak istemedim.</p>
<p>Bu köşeden hep işçinin, emekçinin sorunlarını, iş adamının dertlerini yazıyorduk. Bugün bir dostun ölümünü de yazınca, ‘kalemim kırılaydı da yazmak zorunda kalmasaydım’ dedim.</p>
<p>Uzun yıllar SSK Sigorta Müfettişliği, SGK Müfettişliği yaptıktan sonra Adana’da SGK İl Müdür Yardımcısı olarak başladı idareciliği. Sonra İzmir’de sürdü başarılı çalışması. Muğla’ya SGK İl Müdürü olarak atandığında ne kadar sevinmiştim.</p>
<p>Naci Şahin Muğla’da göreve başladıktan birkaç gün sonra Muğla SMMM Odası’na bir konferans için gittiğimde görüştük. Çok heyecanlıydı, kısacık bir sürede müdürlükte neler yaptığını anlattı ve daha neler yapacağını&#8230; “Biz hizmet ettikçe mutlu oluyoruz. Eğer mutlu ve huzurlu olmak istiyorsanız başkalarını mutlu edeceksiniz. Bugün git, yarın gel anlayışına karşıyız. Vatandaş odaklı hizmet vereceğiz” demişti.</p>
<p>Birazdan cenaze törenine katılmak için yola çıkacağım. Saatlerdir yazımı bitirmek için çabalıyorum ama yazamıyorum, elim varmıyor.</p>
<p>Daha geçen yıl kitabını tanıtmıştım  köşemde. Sosyal Güvenlik Kurumu İzmir İl Müdürü Mustafa Keskin ve o dönemde İzmir SGK İl Müdür Yardımcısı olan Naci Şahin tarafından kaleme alınan “Sosyal Güvenlik Mevzuatı Açısından İşveren Yükümlülükleri ve Uygulama Esasları” isimli kitabın ne kadar yararlı olduğunu anlatmıştım okurlara.</p>
<p>37 yıla sığdırdı başarı ve dostluğu.<br />
Dürüstlüğü, çalışkanlığı ve başarısı kaldı bizlerde hatıra.<br />
Onurlu yaşadı, onuruyla öldü Naci. O böylesine bir ölümü hak etmedi.<br />
Ruhun şad, mekanın cennet olsun sevgili dostum.</p>
<p>“Bir yiğit ölmüş diyeler,<br />
Üç gün sonra duyalar,<br />
Soğuk su ile yuyalar,<br />
Şöyle garip bencileyin&#8230;”</p>
<p>Resul KURT</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetfarukozdemir.com/bir-yigit-olmus-diyeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kamu Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Tasarısı&#8217;nın ilk 30 Maddesi Kabul Edildi.</title>
		<link>http://www.ahmetfarukozdemir.com/kamu-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasina-iliskin-kanun-tasarisinin-ilk-30-maddesi-kabul-edildi/</link>
		<comments>http://www.ahmetfarukozdemir.com/kamu-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasina-iliskin-kanun-tasarisinin-ilk-30-maddesi-kabul-edildi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Jan 2011 18:29:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Faruk ÖZDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetfarukozdemir.com/?p=723</guid>
		<description><![CDATA[Kamu Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Tasarısı&#8217;nın ilk 30 Maddesi Kabul Edildi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, kamu alacaklarını yeniden düzenleyen kanun tasarısının ilk 22 maddesinin de aralarında bulunduğu toplam 30 madde kabul edilmiştir. Kabul edilen maddelere göre, 31 Temmuz 2010 tarihine kadar olan ödenmemiş vergiler, trafik cezaları, idari para cezaları, gümrük vergileri, sigorta primleri, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kamu Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Tasarısı&#8217;nın ilk 30 Maddesi Kabul Edildi.</p>
<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, kamu alacaklarını yeniden düzenleyen kanun tasarısının ilk 22 maddesinin de aralarında bulunduğu toplam 30 madde kabul edilmiştir.</p>
<p>Kabul edilen maddelere göre, 31 Temmuz 2010 tarihine kadar olan ödenmemiş vergiler, trafik cezaları, idari para cezaları, gümrük vergileri, sigorta primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, damga vergisi, özel işlem vergisi, eğitime katkı payı, belediyelerin su bedeli alacakları, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık su bedeline ilişkin alacaklar kapsam içerisinde olacaktır.</p>
<p>Buna göre, vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan vergilerin ve gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmı, TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak yeniden hesaplanacaktır. Borcun ödenmesi halinde, vergi cezalarından ve buna bağlı gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir.</p>
<p>Uygulamadan yararlanmak isteyenlerin dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gerekecektir.</p>
<p>Tasarının kanunlaşıp yayımlandığı tarih itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda; vergilerin/gümrük vergilerinin yüzde 50&#8242;si ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine, kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak, hesaplanacak tutarın vergilerin yüzde 50&#8242;si ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve aslına bağlı olarak kesilen cezalar ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir. Gümrük vergilerine ilişkin gümrük yükümlülüğü doğmuş ve idari itiraz süresi geçmemiş veya idari itiraz mercilerine intikal etmiş bulunan tahakkuklar hakkında da bu hüküm uygulanacaktır.</p>
<p>Bölge idare mahkemeleri veya Danıştay nezdinde, ilgisine göre itiraz/temyiz süreleri geçmemiş ya da itiraz ve temyiz yoluna başvurulmuş veya karar düzeltme talep süresi geçmemiş, karar düzeltme yoluna başvurulmuş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda, bu maddeye göre ödenecek alacak asıllarının tespitinde, tasarının kanunlaşıp yayımlandığı tarih itibarıyla tarhiyatın/tahakkukun bulunduğu en son safhadaki tutar esas alınacaktır.</p>
<p>Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan kamu alacaklarından yıllık gelir veya kurumlar vergilerini, gelir (stopaj) vergisi, kurum (stopaj) vergisi, KDV ve ÖTV için başvuruda bulunan mükelleflerin taksit ödeme süresince, bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri, çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri halinde, yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybedeceklerdir.</p>
<p>Madde kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması şart olacaktır.</p>
<p>Başvuruda bulunan ancak bu düzenlemede belirtilen ödeme şartını yerine getirmeyen borçlulardan ilk tarhiyata/tahakkuka göre belirlenen alacaklar, başka bir işleme gerek olmaksızın takip edilecektir.</p>
<p>Tasarının kanunlaşıp yayımlandığı tarihten önce başlanıldığı halde, bu tarihe kadar tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine devam edilecektir. Bu safhada bulunan alacaklar da kanun kapsamına alınacaktır.</p>
<p>Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, verdikleri yıllık beyannamelerinde vergiye esas alınan matrahlarını, tasarının kanunlaşıp yayımlandığı tarihi izleyen 2. ayın sonuna kadar;</p>
<p>2006 yılı için yüzde 30,</p>
<p>2007 için yüzde 25,</p>
<p>2008 için yüzde 20,</p>
<p>2009 için yüzde 15</p>
<p>oranlarından az olmamak üzere artırdıkları takdirde, yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesine tabi tutulmayacak ve bu yıllara ilişkin olarak daha sonra tarhiyat yapılmayacak.</p>
<p>Gelir vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili verdikleri beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması ya da hiç beyanname verilmemiş olması halinde, vergilendirmeye esas alınacak matrah; işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerde,</p>
<p>2006 yılı için 6 bin 370 liradan,</p>
<p>2007 için 6 bin 880 liradan,</p>
<p>2008 için 7 bin 480 liradan,</p>
<p>2009 için 8 bin 150 liradan</p>
<p>az olamayacaktır.</p>
<p>Vergilendirmeye esas alınacak matrah; bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerde ise;</p>
<p>2006 yılı için 9 bin 550 liradan,</p>
<p>2007 için 10 bin 320 liradan,</p>
<p>2008 için 11 bin 220 liradan,</p>
<p>2009 için 12 bin 230 liradan</p>
<p>az olamayacaktır. Ancak, sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan gelir vergisi mükellefleri için vergilendirmeye esas alınacak matrah, ilgili yıllar itibarıyla bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için belirlenen tutarın 1/5&#8242;i, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri için 1/10&#8242;u olarak dikkate alınacaktır.</p>
<p>Kurumlar vergisi mükelleflerinin artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili verdikleri beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması ya da hiç beyanname verilmemiş olması halinde, vergilendirmeye esas alınacak matrah;</p>
<p>2006 yılı için 19 bin 110 liradan,</p>
<p>2007 için 20 bin 650 liradan,</p>
<p>2008 için 22 bin 440 liradan,</p>
<p>2009 yılı için 24 bin 460 liradan</p>
<p>az olamayacaktır.</p>
<p>Artırılan matrahlar, yüzde 20 vergilendirilecek ve ayrıca bir vergi ya da fon alınmayacaktır.</p>
<p>Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların yüzde 50&#8242;si, 2010 ve izleyen yılların karlarından mahsup edilmeyecektir.</p>
<p>KDV mükellefleri, verdikleri beyannamelerinde hesaplanan KDV&#8217;nin yıllık toplamı üzerinden;</p>
<p>2006 için yüzde 3,</p>
<p>2007 için yüzde 2,5,</p>
<p>2008 için yüzde 2,</p>
<p>2009 için yüzde 1,5</p>
<p>oranına göre belirlenecek KDV&#8217;yi, vergi artırımı olarak tasarının kanunlaşıp yayımını izleyen 2. ayın sonuna kadar beyan etmeleri halinde, KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyata tabi tutulmayacaktır.</p>
<p>Tecil-terkin uygulamasından faydalanan mükelleflerde artırıma esas tutarın belirlenmesinde, tecil edilen vergiler hesaplanan vergiden düşülecektir.</p>
<p>Hizmet erbabına ödenen ücretlerden vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri muhtasar beyannamelerinde yer alan ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden;</p>
<p>2006 yılı için yüzde 5,</p>
<p>2007 için yüzde 4,</p>
<p>2008 için yüzde 3,</p>
<p>2009 için yüzde 2</p>
<p>oranında hesaplanacak gelir vergisini, tasarının kanunlaşıp yayımlandığı tarihi izleyen 2. ayın sonuna kadar başvurarak, artırımda bulunmayı kabul etmeleri halinde, gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacaktır.</p>
<p>Vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların, ilgili yıl içinde verdikleri muhtasar beyannamelerinde yer alan ödemelere ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden; yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemeler, mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemeler ile kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemeleri için ayrı ayrı olmak üzere;</p>
<p>2006 yılı için yüzde 5,</p>
<p>2007 için yüzde 4,</p>
<p>2008 için yüzde 3,</p>
<p>2009 için yüzde 2</p>
<p>oranında hesaplanacak vergiyi; inşaat ve onarma işlerini yapanlara verilen hakediş ödemeleri için 2006-2009 yılları için her bir yıl itibarıyla yüzde 1 oranında hesaplanacak vergiyi, tasarının kanunlaşıp yayımını izleyen 2. ayın sonuna kadar başvurup artırımda bulunmayı kabul etmeleri halinde, gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacak. Artırımda bulunulması durumunda, ayrıca gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulması şartı aranmayacaktır.</p>
<p>Gelir ve kurumlar vergisi artırımında bulunmak isteyenlerin, yıl içinde işe başlamaları ya da işi bırakmaları halinde, faaliyette bulunulan vergilendirme dönemleri için artırımda bulunulacaktır.</p>
<p>Hesaplanan veya artırılan vergiler, belirtilen süre ve şekilde ödenecektir. Vergilerin belirtilen süre ve şekilde ödenmemesi halinde, oranın bir kat fazlası oranında uygulanacak gecikme zammıyla birlikte tahsil edilecek. Hesaplanarak veya artırılarak ödenen vergilerde, indirim, mahsup ve iade konusu yapılmayacaktır. Daha önce vergi incelemesi yapılan mükellefler, vergi incelemesi yapılan yıllar için de artırımda bulunabilecektir.</p>
<p>Bu düzenlemeye göre matrah veya artırımda bulunulması, tasarının kanunlaşıp yürürlüğe girdiği tarihten önce başlanılan vergi incelemelerine engel teşkil etmeyecektir.</p>
<p>Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (adi, kollektif ve adi komandit şirketler dahil), işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları; kendilerince veya bağlı oldukları meslek kuruluşunca tespit edilecek rayiç bedelle, tasarının kanunlaşıp yayımlandığı tarihi izleyen 3. ayın sonuna kadar bir envanter listesiyle vergi dairelerine bildirerek, defterlerine kaydedebilecektir. Böylece gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin yasal kayıtlarının gerçek durumu yansıtır hale getirilmesi hedeflenmektedir.</p>
<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 30 maddesi kabul edilen &#8221;torba tasarıya&#8221; göre, sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi, damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı, borç asılları ile bu alacaklara, ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu yana TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi feri alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.</p>
<p>Tahakkuk ettiği halde dava açılmış veya dava açma süresi sona ermemiş olan idari para cezası asıllarının yüzde 25&#8242;i ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihten itibaren TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, idari para cezası asıllarının kalan yüzde 75&#8242;i ile idari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi feri alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.</p>
<p><a href="http://www.verginet.net/Dokumanlar/2011/Tasari-Altkomisyon.pdf">Alt Komisyon Metni</a></p>
<p>Not: Yukarıda yer alan açıklamalar TBMM Plan ve Bütçe Alt Komisyonu tarafından söz konusu Kanun Tasarında yapılan değişikliklerden bazılarını içermektedir. Söz konusu Kanun Tasarısı henüz kanunlaşmamıştır.</p>
<p>Kaynak: verginet.net</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetfarukozdemir.com/kamu-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasina-iliskin-kanun-tasarisinin-ilk-30-maddesi-kabul-edildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 Yılı Defter Tasdik İşlemleri</title>
		<link>http://www.ahmetfarukozdemir.com/2011-yili-defter-tasdik-islemleri/</link>
		<comments>http://www.ahmetfarukozdemir.com/2011-yili-defter-tasdik-islemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Dec 2010 08:10:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Faruk ÖZDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetfarukozdemir.com/?p=665</guid>
		<description><![CDATA[Defter Tasdikleri Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca mükelleflerin tutmak zorunda olduğu defterler ve bu defterlerin tasdik süreleri ile tasdik işleminin süresinde yaptırılmamasının sonuçları bu sirkülerimizin konusunu oluşturmaktadır. 1. Tasdike Tabi Defterler 1.1 Vergi Usul Kanununun 220 nci maddesinde tasdike tabi kanuni defterler aşağıdaki gibi belirtilmiştir · Yevmiye Defteri · Envanter Defteri · [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Defter Tasdikleri</strong></p>
<p>Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca mükelleflerin tutmak zorunda olduğu defterler ve bu defterlerin tasdik süreleri ile tasdik işleminin süresinde yaptırılmamasının sonuçları bu sirkülerimizin konusunu oluşturmaktadır.</p>
<p>1. Tasdike Tabi Defterler<br />
1.1 Vergi Usul Kanununun 220 nci maddesinde tasdike tabi kanuni defterler aşağıdaki gibi belirtilmiştir</p>
<p>· Yevmiye Defteri</p>
<p>· Envanter Defteri</p>
<p>· İşletme Defteri</p>
<p>· Çiftçi İşletme Defteri</p>
<p>· İmalat ve İstihsal Vergisi Defterleri (Basit İstihsal Vergisi Defteri Dahil) (246 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğine göre muhasebe işlemlerini 7/A seçeneğine göre tutan mükelleflerin imalat defteri tutma mecburiyeti 01.01.1996 tarihinden itibaren kaldırılmıştır.)</p>
<p>· Nakliyat Vergisi Defteri</p>
<p>· Yabancı Nakliyat Kurumlarının Hâsılat Defteri</p>
<p>· Serbest Meslek Kazanç Defteri</p>
<p>1.2 Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257 nci maddesi ve 20 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği uyarınca</p>
<p>· Damga Vergisi Defteri</p>
<p>1.3 Türk Ticaret Kanunu’nun 66 ncı ve 69 uncu madde hükümleri uyarınca</p>
<p>· Yevmiye Defteri</p>
<p>· Defteri Kebir</p>
<p>· Envanter Defteri</p>
<p>· Karar Defteri</p>
<p>tutmak ve bunları kullanmaya başlamadan önce ticaret sicil memurluğuna veya noterlere tasdik ettirmek mecburiyeti vardır. Noterce tasdik edilen defterlerin mahiyet ve adetleri ve bunların kime ait olduğu en geç 7 gün içinde ilgili Ticaret Sicil Memurluğuna bildirilir. Şirketlerin müteakip yıl defterleri ile kullanılması zorunlu diğer defterler, VUK’un defterlerin tasdikine ilişkin hükümlerine göre tasdik olunur.</p>
<p>Her tacir, tutmaya mecbur olduğu diğer defterler ile tutmak istediği defterlerin her birinin nevi ve mahiyetleri ile sayfa sayılarını gösteren iki nüsha beyannameyi bu defterleri kullanmaya başlamadan önce sicil memurluğuna vermeye mecburdur. Memur bunlardan birini tasdik ederek tacire geri verir. Bu mükellefiyeti hiç veya kanuna uygun şekilde yerine getirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olmaz.</p>
<p>2. Tasdik Zamanı</p>
<p>Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre yukarıda belirtilen söz konusu defterlerin aşağıda belirtilen esaslara göre tasdiki mecburidir. Vergi Usul Kanununun 221 inci maddesinde defterlerin “Tasdik Zamanı ” aşağıdaki gibi açıklanmıştır.</p>
<p>“ Madde 221 – Bu kanunda yazılı defterleri kullanacak olanlar, bunları aşağıda yazılı zamanlarda tasdik ettirmeye mecburdurlar:</p>
<p>Öteden beri işe devam etmekte olanlar defterin kullanılacağı yıldan önce gelen son ayda;<br />
Hesap dönemleri Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilenler, defterin kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son ayda;<br />
Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler, işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce; vergi muafiyeti kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün içinde;<br />
Tasdike tabi defterlerin dolması dolayısıyla veya sair sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olanlar bunları kullanmaya başlamadan önce. ”<br />
Vergi Usul Kanununun 222 nci maddesinde ise; defterlerini ertesi yılda da kullanmak isteyenlerin Ocak ayı içinde, hesap dönemi Maliye Bakanlığınca tespit edilenlerin ise bu dönemin ilk ayı içinde “Tasdik Yeniletmeye” mecbur oldukları açıklanmıştır.</p>
<p>Buna göre hesap dönemi takvim yılı olan mükellefler 2010 yılı kanuni defterlerini 2011 yılında da kullanacaklar ise en geç 31 Ocak 2011 tarihine kadar ara tasdiki ile tasdiklerini yenileyecekler, 2011 yılı için yeni defter tasdik ettirecekler ise bu defterlerini en geç 31 Aralık 2010 tarihine kadar tasdik ettirmek mecburiyetindedirler.</p>
<p>3. Tasdik İşleminin Süresinde Yaptırılmamasının Sonuçları</p>
<p>Kanuni Defterlerin Tasdik İşlemi;</p>
<p>a) Yukarıda belirtilen kanuni sürelerden itibaren 1 ay içinde yaptırılır ise, VUK’un 352 / II-6 maddesine göre ikinci derece usulsüzlük cezası,</p>
<p>b) Yukarıda belirtilen kanuni sürelerden itibaren bir ay geçtikten sonra yapılır ise, bu defterler hiç tasdik ettirilmemiş sayılacağından Vergi Usul Kanunu’nun 30 uncu maddesi gereği re’sen takdire sebep teşkil edeceği gibi aynı Kanunun 352/I-8. maddesi gereği iki kat birinci derece usulsüzlük cezasının kesilmesine neden olacağını hatırlatırız.</p>
<p>Deloitte/Türkiye</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetfarukozdemir.com/2011-yili-defter-tasdik-islemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihi Mali Af Tasarısı Açıklandı</title>
		<link>http://www.ahmetfarukozdemir.com/tarihi-mali-af-aciklandi/</link>
		<comments>http://www.ahmetfarukozdemir.com/tarihi-mali-af-aciklandi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Nov 2010 20:58:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Faruk ÖZDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Taksitlendirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetfarukozdemir.com/?p=510</guid>
		<description><![CDATA[Devlet Bakanı Ali Babacan, yaklaşık 300 kalemdeki vergi ve borçların yeniden yapılandırılması ile ilgili beklenen açıklamasını yaptı. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, vatandaşla kamu kesimi arasındaki birikmiş borç alacak meselelerini mümkün olduğunca geniş bir şekilde ele aldıklarını belirterek, &#8221;Kamuya olan borçların asıl tutarlarında herhangi bir indirim yapmadan ve asıl alacağın reel değerini koruyacak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Devlet Bakanı Ali Babacan, yaklaşık 300 kalemdeki vergi ve borçların yeniden yapılandırılması ile ilgili beklenen açıklamasını yaptı.</strong></p>
<p>Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, vatandaşla kamu kesimi arasındaki birikmiş borç alacak meselelerini mümkün olduğunca geniş bir şekilde ele aldıklarını belirterek, &#8221;Kamuya olan borçların asıl tutarlarında herhangi bir indirim yapmadan ve asıl alacağın reel değerini koruyacak şekilde borçların yeniden hesaplanması ve belirli bir plan dahilinde ödenmesini sağlamak için bu çalışmamızı yaptık&#8221; dedi.</p>
<p><span id="more-510"></span></p>
<p>Babacan, kamu alacaklarının yeniden yapılanmasına ilişkin yasa tasarısı kapsamına maliye, gümrük müsteşarlığı, SGK, il özel idareleri, TEDAŞ (7 özel dağıtım şirketi dahil), TRT, KOSGEB, TOBB ve OSB&#8217;lerin girdiğini belirterek, tasarıya göre, vergi alacaklarında 31 Temmuz 2010&#8242;dan, SGK primlerinde Haziran 2010&#8242;dan önceki dönemin kapsamda olacağını, elektrik ve su alacaklarında da 31 Temmuz 2010&#8242;dan önce ödenmesi gerekenlerin dikkate alınacağını kaydetti.</p>
<p>Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ile birlikte, kamu alacaklarının bir bölümünün yeniden yapılandırılmasına imkan sağlayacak düzenlemeleri içeren yasa tasarısı konusunda, Yeni Başbakanlık binasında basın toplantısı düzenledi.</p>
<p>Babacan, hazırladıkları tasarının kapsamının mümkün olduğunca geniş tutulduğunu, parça parça bir çalışmadan ise derli toplu, aynı ilkeler, aynı ortak trendler çerçevesinde bir çalışma yapmak istediklerini belirterek, bu nedenle çalışmanın biraz zaman aldığını, tasarıyla uzun sürede taksitli ödeme imkanı sağlayacaklarını söyledi.</p>
<p>Babacan, uluslararası finans piyasalarında başlayan ve tüm sektörleri etkisi altına alan küresel ekonomik krizin Türkiye ekonomisi üzerinde de olumsuz etkileri olduğunu belirterek, 2009 yılının tüm dünyada ve Türkiye&#8217;de ekonomik açıdan zor geçen bir yıl olduğunu, ama sağlam makro ekonomik temelleri ve kriz sürecinde aldığı önlemler sayesinde Türkiye ekonomisinin bir çok ülkeden olumlu yönde ayrışarak krizden hızlı bir toparlanma sürecine girdiğini hatırlattı. Babacan, böylece 2009&#8242;un son çeyreğinden itibaren de Türkiye&#8217;de yüksek büyüme oranları, artan istihdamı ve düşen işsizlik oranının görüldüğünü kaydetti.</p>
<p>Bununla birlikte dış talebin özellikle 2009 yılında düşmesi ve kredi teminin de yaşanan güçlüklerin şirketlerin üretim kapasitelerini tam olarak kullanamamalarına ve buna bağlı olarak nakit dengelerinin bozulmasına neden olduğuna dikkat çeken Babacan, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221;Bazı işletmelerin kamuya yönelik yükümlülüklerini yerine getirmesinde de gecikmeler meydana geldi. Kamuya olan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde uygulanan yükümlülükler ödeme yapılmasını sağlamak amacıyla gerçekten caydırıcı yüksek oranlar. Bir bakıma kamuya olan ödemeyi yapmayıp bunu bir ucuz kredi olarak görenler için caydırıcı, yüksek oranlar var. Geç ödemeyle ilgili krizin Türkiye&#8217;yi etkilemiş olduğu dönemde iyi niyetli ödeme arzusu olduğu halde şu ya da bu sebeple ödemelerini yapamamış vatandaşlarımız ve şirketler var ve bunlar da birikmiş oldukça yüksek gecikme cezalarıyla faizlerle karşı karşıya kalmış durumdalar.</p>
<p>Vatandaşlarımızla kamu kesimi arasındaki birikmiş borç alacak meselelerini mümkün olduğunca geniş bir şekilde ele alıp, kamuya olan borçların asıl tutarlarında herhangi bir indirim yapmadan ve asıl alacağın reel değerini koruyacak şekilde borçların yeniden hesaplanması ve belirli bir plan dahilinde ödenmesini sağlamak için bu çalışmamızı yaptık.</p>
<p>Yapılacak ödemlerde finansman sıkıntısıyla karşılaşılmaması için uzun sürede taksitle ödeme imkanını da bu tasarıda sağlamış oluyoruz. Ve bu borç alacak ilişkisinin en önemli iki muhatabı Maliye Bakanlığı ve SGK&#8217;dır.&#8221;</p>
<p><strong>-TASARININ KAPSAMI-</strong></p>
<p>Tasarı kapsamı içerisine giren kuruluşları, Maliye Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı, SGK, İl Özel İdaraleri ile belediyeler, Büyükşehir Belediyeleri ile Su ve Kanalizasyon İdareleri, TEDAŞ, Yurtkur, TRT, KOSGEB, TOBB ile bağlı odalar ve organize sanayi bölgeleri olarak sıralayan Bakan Babacan, &#8221;Dikkat ederseniz bu son iki kuruluş kamu sektörü değil, hukuki açıdan ama onlardan bize gelen talepler doğrultusunda biz bunları ekledik. TOBB ve OSB&#8217;ler aynı kamu alacakları kapsamında kendi alacaklarının da yeniden yapılandırabilmek istedikleri için kapsama girmiş oldular&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Babacan, kapsama giren alacakları da şöyle sıraladı:</strong></p>
<p>&#8221;Vergiler ve vergi cezaları, gümrük vergileri ve idari para cezaları, sosyal güvenlik primleri ve idari para cezaları, İl Özel İdarelerinin çeşitli harç ve katkı payı gibi bazı alacakları, belediyelerin vergi tarifeden doğan ücret ve su alacakları. Büyükşehir belediyelerinin su ve atık su alacakları, TEDAŞ&#8217;IN elektrik alacakları.</p>
<p>Bu arada özelleştirilen 7 elektrik dağıtım bölgesi var. Bu 7 dağıtım şirketi de Enerji Bakanlığımızla yaptığı görüşme uyarınca kapsamına girmek istedikleri söylediği için bunlar da bu kapsama girmiş oluyor. Bunlar hep bu özel kuruluşların kendi rızaları ve talebiyle yapılan çalışmalar.</p>
<p>Yurtkur&#8217;un öğrenim kredisi alacakları, TRT&#8217;nin elektrik payı ve bandrol ücretlerinden kaynaklı alacakları, KOSGEB&#8217;in desteklerden kaynaklı alacakları, TOBB ve bağlı odaların oda aidat ücretleri, OSB&#8217;lerin elektrik, su, doğalgaz alacakları ile yönetim aidat alacakları&#8230;&#8221;</p>
<p><strong>-KAPSAMA GİREN ALACAKLARIN DÖNEMİ-</strong></p>
<p>Kapsama giren alacakların döneminin kritik bir nokta olduğunu belirten Babacan, vergiler ve gümrük vergileri açısından 31 Temmuz 2010&#8242;dan önceki dönemleri, beyana dayanan vergilerde yine 31 Temmuz 2010 tarihine kadar verilmesi gereken beyannameleri kapsama aldıklarını bildirdi. Babacan, 2010 yılına ilişkin 31 Temmuz 2010 tarihinden evvel tahakkuk eden emlak vergisi, çevre temizlik vergisi, motorlu taşıtlar vergisini kapsama aldıklarını kaydetti. Babacan, &#8221;Neden 31 Temmuz 2010?&#8221; diyerek şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221;Sosyal güvenlik primleri açısından baktığımızda Haziran 2010 ve önceki aylara ait. Haziran 2010&#8242;daki ödeme Temmuz&#8217;da yapıldığı için, Haziran 2010&#8242;dan önceki aylara ait işlenen ve sigortalılara ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası pirimi ve sosyal güvenlik destekleri isteğe bağlı sigortalar ve topluluk sigortalarına ilişkin primler, yaşlılık emekli aylığı veya malullük aylığı bağlandıktan sonra sigortalı sayılmasını gerektiren nitelikteki kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanların aylığından kesilmesi veya kendisince ödenmesi gereken sosyal güvenlik destek pirimi.</p>
<p>Sosyal güvenlik kurumunca takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitim katkı payı yine 30 Haziran 2010 tarihine kadar bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primleri 31 Temmuz 2010 tarihine kadar işlenen fiillere ilişkin idari para cezaları.</p>
<p>Elektrik ve su alacakları açısından yine 31 Temmuz 2010 tarihinden önce ödenmesi gerekenler.</p>
<p>Oda aidatları açısından hazırlanan tasarının yürürlüğe girmesinden önce ödenmesi gereken aidatlar diğer alacakları açısından da 31 Temmuz 2010 tarihinde vadesi geldiği halde kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ödenmemiş olanlar.&#8221;</p>
<p><strong>-TAHSİLÂTLARIN HIZLANMASI SAĞLANACAK-</strong></p>
<p>Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, gecikmiş alacakların yeniden yapılandırılmasının, ihtilaflı alacakların ihtilafına son vererek tahsilatının hızlandırılmasını sağlanacağını belirterek, kanundan önce başlamış inceleme ve tazminat işlemlerinin tamamlanması sonucunda tarh edilecek vergiler için de kanundan yararlanma imkanı getirdiklerini bildirdi. Babacan, şunları söyledi:</p>
<p>&#8221;Matrah ve vergi artırımı. Bu önceki kesinleşmiş alacakların tahsili ile ilgili değil, yeni bir konu. Geçmişe yönelik özellikle 2006&#8242;dan sonra dönemlere uygulanacak.</p>
<p>Stok beyanı ve kayıtların düzeltilmesi yapılandırılan alacakların taksitle ödenmesi vergi borçlarının kredi kartı ile de ödenebilmesi. Süresinde ödenmeyen taksitlerin belli şartlarla ödenmesine izin verilmesi. Varlık barışı kanunu kapsamında bildirim ve beyanda bulunmakla birlikte çeşitli nedenlerle kanunun sağladığı imkanlardan yararlanamayanlara bilahare bazı haklar tanınması.&#8221;</p>
<p>***</p>
<p>Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması uygulaması kapsamında, toplam 36 ayda 18 taksitte ödeme yapılması imkanı getirildiğini, ayrıca vergi borçlarının kredi kartına taksit olarak yansıtılması imkanı sağlandığını bildirdi.</p>
<p>Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ile birlikte, kamu alacaklarının bir bölümünün yeniden yapılandırılmasına imkan sağlayacak düzenlemeleri içeren yasa tasarısı konusunda, Yeni Başbakanlık binasında düzenlediği basın toplantısında, uygulama kapsamında ödemelerin süresinde yapılmasının önemli olduğunu vurguladı, aksi takdirde kanun ile sağlanacak imkanların ortadan kalkacağını belirtti.</p>
<p>Babacan&#8217;ın açıklamasına göre, çıkarılması planlanan yasa çerçevesinde, kesinleşmiş alacaklar kapsamında, &#8221;alacak asıllarının tamamı, SGK tarafından uygulanan idare para cezalarının yüzde 50&#8242;si, alacak aslına bağlı olmayan cezaların yüzde 50&#8242;si, gecikme faizi, gecikme cezası, gecikme zammı yerine TEFE/ÜFE olarak günceleme oranı esas alınarak belirlenmiş tutar&#8221; ödenecek.</p>
<p>Babacan böylece, &#8221;Borcu bugüne getirirken, gecikme cezası veya faizi ile değil, anaparayı bu döneme enflasyon ile getirmiş, paranın değerini korumuş oluyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Vergi aslına bağlı olarak kesilen cezaların tamamının, para cezalarının kalan yüzde 50&#8242;sinin, gecikme cezası, gecikme zammı, gecikme faizi gibi fer&#8217;i alacakların tamamının tahsilinden de vazgeçiliyor. TEDAŞ, TRT, KOSGEB ve OSB alacaklarında da aynı çerçeve söz konusu olacak.</p>
<p><strong>-İHTİLAFLI KAMU ALACAKLARI</strong></p>
<p>Babacan&#8217;ın açıklamasına göre, ihtilafın bulunduğu safhaya göre, alacak asıllarının yüzde 50&#8242;si veya yüzde 20&#8242;si, asla bağlı olmayan cezaların yüzde 25&#8242;i veya yüzde 10&#8242;u, gecikme faizi veya gecikme zammı yerine güncelleme oranı dikkate alınarak hesaplanacak tutar, bunların hepsi toplanıp ödenecek.</p>
<p>Vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezalarının tamamı, gecikme cezası, gecikme faizi, gecikme zammı faiz geliri alacaklarından da vazgeçiliyor.</p>
<p>SGK&#8217;nın prim alacak asıllarında herhangi bir indirim yapılmıyor. İdari para cezalarının yüzde 25&#8242;i ile gecikme zammı ve gecikme cezalarının yerine TEFE/ÜFE güncelleme oranı dikkate alınarak hesaplanacak tutar ve bunların toplamı belirlenecek ve bu tutar ödenecek.</p>
<p><strong>-İNCELEME VE TARHİYAT AŞAMASINDAKİ ALACAKLAR</strong></p>
<p>İnceleme ve tarhiyat aşamasındaki alacaklarda, başlanmış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine devam edilecek. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen verginin yüzde 50&#8242;si, gecikme faizinin güncelleme oranı esas alınarak tutar hesaplanacak ve ödenecek. Kalan alacak asılları ile vergi cezaları ile gecikme faizi alacaklarından vazgeçilecek. Yani inceleme ve tarhiyat safhasında mükellefler böyle bir şeye başvururlarsa bu imkanlardan yararlanmış olacaklar.</p>
<p><strong>-PİŞMANLIK BEYANI</strong></p>
<p>Pişmanlıkla veya kendiliğinden beyanname veren mükelleflerin, tahakkuk eden vergilerinin tamamı, pişmanlık zammı, gecikme faizi yerine güncelleme oranı esas alınarak hesaplanacak tutarın hepsini ödemeleri halinde, vergi cezalarının, pişmanlık zammının, gecikme faizinin tahsilinden de vazgeçilmiş olacak.</p>
<p><strong>Gümrük vergilerinde de aynı esaslar öngörülüyor.</strong></p>
<p>Emlak vergisi bildirimini süresinde vermemiş olan mükelleflere de bildirimde bulunma imkanı getiriliyor. Sadece beyanname vermiş ve ödeyememiş vatandaşlar değil, beyanname vermemiş vatandaşlara da beyanname imkanı sağlanıyor. Bu durumda, ödenmesi gereken vergilerin tamamı ile o günden bugüne kadar enflasyon ile güncellenmiş rakam tahsil edilecek.</p>
<p><strong>-MATRAH VE VERGİ ARTIRIMI</strong></p>
<p>Gelir vergisi, kurumlar vergisi, gelir stopaj vergisi, KDV açısından mükelleflerin 2006-2009 yıllarına ait yeni bir bir matrah bildirimi, bir bakıma eskiden vermiş oldukları beyannamenin üzerine ilave matrah bildirmeleri durumunda, ilave ödedikleri vergi ile beraber, bu vergi türleri ile ilgili inceleme ve tarhiyata muhatap olmayacaklar.</p>
<p>Babacan, bunun, en son 2004 yılında yapılan uygulamaya paralel bir uygulama olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>-STOK BEYANI VE VARLIK BARIŞI</strong></p>
<p>İşletmede bulunduğu halde halde kayıtlarda yer almayan mallarını kayda alma imkanı getiriliyor. Aynı zamanda kayıtlarda yer aldığı halde işletmede yer almayan mallar ve kasa mevcutları için düzeltme imkanı sağlanıyor.</p>
<p>Babacan, &#8221;Yani stoklar, hatta demirbaşlar, nakit, defterde görünen ile gerçek durum farklı ise mükelleflere çok önlemli bir fırsat penceresi açıyoruz. Gerçek durum ile kayıtları eşleme imkanı getiriyoruz. Bununla ilgili her bir kalemle ilgili ayrı rakamlar var. Mükelleflerin beyan ettikleri bu değerlerler üzerinden belli bir oranda vergi ödemeleri halinde, herhangi bir vergi ve ceza uygulanmayacağına ilişkin düzenleme yapmış oluyoruz. İşletme kayıtlarının gerçek duruma uygun hale getirilmesi sağlamış alıyoruz, çünkü gerçeklerle resmi kayıtlar arasındaki farklar, önemli sorunlardan biri. Bu önemli bir fırsat kapısı&#8221; dedi.</p>
<p>Varlık Barışı ile son dönemde bir takım taleplerin geldiğini belirten Devlet Bakanı Ali Babacan, bununla ilgili yeni bir kapı açmayacaklarını daha önce ifade ettiklerini hatırlatırken, &#8221;Burada, daha önceki kanun kapsamında bildirim ve beyanda bulunduğu halde şu ya da bu sebeple kanunun sağladığı imkanlardan yararlanamayanlara bir hak daha tanınmış oluyor. Bu çerçevede, yurtdışında bulunan varlıkları süresi içinde Türkiye&#8217;ye getiremeyenler ile süresi içinde sermaye artırımında bulunmayanlara, tarh edilen vergiyi vadesinde ödemeyenlere ilave bir pencere açmış oluyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>-BU KANUNDAN NASIL YARARLANILACAK</strong></p>
<p>Bununla ilgili kanun çıktıktan sonra vatandaşların öncelikle yazılı başvuruda bulunması ve bununla ilgili devam eden davalardan vazgeçilmesi gerekeceğini açıklayan Bakan Babacan, ödemelerin süresinde yapılmasının önemli olduğunu vurguladı. Babacan, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8221;Ödemeler derken cari yükümlülüklerin. (Ben eski borcumu yapılandırayım, yeniden borç takayım), böyle bir şey yok. Yani vergi ödemeleri günü gününe tam yapılacak ve bu kanundan yararlanılacak. Eğer vergi ödemelerinde bir aksama olursa, o zaman bu kanunun verdiği imkanlar ortadan kalkmış oluyor. Tekrardan yüksek alacaklara dönmüş oluyoruz. Bu önemli bir ayrıntı. Taksit süresince bu geçerli olacak. Uygulama kapsamında 36 aya kadar günlük ödemelerin de zamanında yapılması gerekiyor. O arada bir aksilik çıkarsa biz bu yeniden yapılandırmaya tekrar başa sarmış olacağız ve bir bakıma ilk hale dönmüş olacağız. Bu önemli bir ayrıntı. Vatandaşların dikkat etmesi gerekir.&#8221;</p>
<p><strong>-TAKSİT UYGULAMASI</strong></p>
<p>Ödemelerin zamanında yapılmasının önemini vurgulayan Bakan Babacan, taksitlerle ilgili &#8221;küçük toleranslar&#8221; getirdiklerini de belirtti.</p>
<p>Babacan&#8217;ın verdiği bilgiye göre, başvuruların, kanunun yürürlüğe girdiği ayı izleyen ikinci ayın sonuna kadar yapılması gerekiyor.</p>
<p>Kanunun TBMM&#8217;den ne zaman çıkacağına ilişkin kesin bir tarih vermenin mümkün olmadığına işaret eden Babacan, &#8221;Söz gelimi, aralık ayında çıkarsa, şubat ayının sonuna kadar başvurulması gerekiyor, kanun bir ay sarkarsa, başvurular mart ayının sonuna kadar yapılabilir&#8221; dedi.</p>
<p>Ödemelerin peşin veya taksitli yapılabileceğini anlatan Bakan Babacan, genel prensip olarak taksitler üst üste çakışmaması için 2 ayda bir taksit ödeme prensibi getirdiklerini, kurum ödemelerinin çakışmayacağını söyledi.</p>
<p>Toplam 36 ayda 18 taksitte ödemeler yapılabileceğini bildiren Babacan, vergi borçlarının kredi kartına taksit olarak yansıtılması imkanı da getirdiklerini açıkladı.</p>
<p>Bu yasa çerçevesinde ilgili kuruluşlar ile protokol yapan bankalar ve bu bankaların kartına sahip olan vatandaşlar bu uygulamadan yararlanabilecek.</p>
<p>Ödemelere, SGK alacakları için, kanunun yürürlüğe girdiği ayı izleyen 4. aydan, diğer kurum alacakları için ise kanunun yürürlüğe girdiği ayı izleyen 3. aydan itibaren başlanacak.</p>
<p>Babacan, &#8221;Alacağın aslını bugüne kadar enflasyon ile getirdik; bu rakam, peşin ödeme için uygulanacak rakam. İlk ay öderse borcu kapanır. Buna taksit yapmak istiyorsa, 6 taksitte yapılacak ödemeler için bu alacağı 1,05 katsayısı ile çarpıyoruz. 6 taksit demek 12 ay demek. 9 taksitte ödeme yapacaksa 1,07 katsayısı ile; 12 taksitte (2 yılda) ödeme yapacaksa 1,10 katsayısı, 18 taksitte (36 ay) ödemek isteyenlere ise borcu 1,15 ile çarpıyoruz. Peşin ödemek daha avantajlı olacak. Taksitlendirirken küçük katsayılarla peşin ödeme ile taksitle ödeme arasında adalet sağlamış oluyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>***</p>
<p>Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bundan sonraki dönemde özellikle günlük denetim sıklığı baskısının artacağını söyledi.</p>
<p>Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer ile birlikte, kamu alacaklarının bir bölümünün yeniden yapılandırılmasına imkan sağlayacak düzenlemeleri içeren yasa tasarısı konusunda, Yeni Başbakanlık binasında basın toplantısı düzenledi.</p>
<p>Süresinde ödenmeyen taksitlerle ilgili hükümleri hakkında da bilgi veren Babacan, taksitlerin gecikmesiyle ilgili küçük toleransların sağlandığını anlattı. Borcunu 18 taksitte ödemek isteyen bir mükellefin, 36 aylık dönemde bir taksitini geciktirmesi halinde bütün yapıyı bozmadıklarını belirten Babacan, bir takvim yılı içerisinde iki defa ödemenin aksatılmasına imkan tanıdıklarını kaydetti. Babacan, bu ödenmeyen taksitlerin Maliye Bakanlığı&#8217;nın gecikme zammı neyse o gecikme zammıyla birlikte tahsil edileceğini bildirdi.</p>
<p>Kanundan yararlanmanın bir diğer şartının da cari dönem vergi ve prim ödeme yükümlülüklerini gününde yerine getirmek olduğunu belirten Babacan, cari yükümlülükler açısından da bir takvim yılında en fazla iki defa ihlal hakkı tanındığını ifade etti.</p>
<p>Babacan, 31 Temmuz 2010&#8242;dan önceki borçların kanun tasarısı kapsamına alınmasının sebebini şöyle açıkladı:</p>
<p>&#8221;Bunun sebebi çok açık. Sayın Başbakanımız biliyorsunuz Temmuz ayı içerisinde ilk defa bu açıklamayı yaptı. KOBİ&#8217;ler ve esnaflarımız için yeniden yapılandırma olacağını Başbakanımız temmuzda açıkladı ve biz dedik ki, &#8216;bunun Temmuzda açıklanmış olması Ağustos, Eylül ve Ekimde yapacağınız ödemeleri aksatmanız için bir gerekçe değil&#8217;. Yapılandırma açıklamanın yapıldığı tarih ve öncesini kapsayacaktır. Dolayısıyla ağustos, eylül, ekim ve kasımda ödemelerinizde bir gecikme olduysa vergi usulümüz neyse o usül içerisinde ödenecektir. Bu şekilde söz konusu aylar içerisinde günü gününe ödeyenler ile &#8216;nasıl olsa bu kanundan yararlanırım&#8221; düşüncesiyle ödemeyenler arasında adaleti de sağlamış olduk. Yeniden yapılandırma geliyor diye ödeme imkanı olduğu halde bu fırsattan yararlanırım diye ödemeyenlerde bir hayal kırıklığı olacaktır. Ağustos-kasım döneminde ödemeyenler varsa bir an önce ödesinler cezaları birikiyor yoksa&#8221;</p>
<p><strong>-&#8221;BAZI KÜÇÜK ALACAKLARDAN VAZGEÇMİŞ OLUYORUZ&#8221;-</strong></p>
<p>Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Babacan, bu kanunla alacaklı kurumların bazı küçük alacakların tahsilinden de vazgeçmiş olduğunu söyledi. Kurumlarda alacak gözüken küçük küçük rakamların bulunduğunu, ancak bu borçları ödemek için harcanacak zaman ve paranın borçtan fazla olacağı düşüncesiyle belli bir sınırın altındaki borçların silineceğini belirten Babacan, bu sınırların altında kalan borçların sıfırlanmasıyla bir bakıma muhasebe temizliği yapılmış olacağını ifade etti.</p>
<p>YURTKUR&#8217;un öğrencilerden olan alacaklarını ilişkin 2008 yılında çıkarılan yapılandırma yasasından yararlanamayanlara, bu kanunla yeni bir imkan tanıdıklarını anlatan Babacan, aynı şekilde 2008 yılında Sosyal Güvenlik Kurumunun alacakları ile ilgili yapılandırma konusunda çıkarılan kanundan yararlanamayanlara da yeni bir imkan tanındığını belirtti.</p>
<p>Babacan, &#8221;2008 de bunları yaptık, 2009&#8242;da kriz geldi, vurdu. 2009 yılı sıkıntılı bir dönem olduğu için şu ya da bu şekilde taksit kaçıran ve planını bozanların, o eski kanuna göre yararlanmaları hakkını da getirmiş oluyoruz. Sigortalılık süreleri durdurulan, kendi duran ve kendi adına bağımsız çalışan sigortalılar ile çiftçilerin, durdurulan sigortalılık sürelerine ait borçlarını, prim borcu olan sigortalılar gibi ödemelerini sağlıyoruz. Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışan sigortalılar ile çiftçilerin borçlarını yeniden yapılandırmaları halinde yapılandırmaların ilk taksitini ödemlerinden sonra hak sahiplerini genel sağlık sigortasından yararlanmaya başlamasını sağlıyoruz.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Babacan, 65 yaşını doldurmuş, muhtaç, güçsüz ve kimsesiz Türk vatandaşlarına aylık bağlanması hakkındaki kanun kapsamında almakta oldukları aylıkları yüzde 50 fazlasıyla geri alınması gerekenlerden yüzde 50 fazlaya ilişkin tahsil edilmemiş tutarların da tahsilinden bu kanun kapsamında vazgeçmiş olduklarını söyledi.</p>
<p>Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ve ihtilaflı kamu alacaklarının çözüme kavuşmasını sağlayan bu tasarının, içinde bulunulan global ekonomik koşullar altında vatandaşlar ile alacaklı kamu idareleri arasında problemler açısından önemli kolaylıklar getireceğini vurgulayan Babacan, özellikle vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu prim alacakları açısından artık mutlaka düzgün bir ödeme döneminin de başlaması gerektiğini belirtti.</p>
<p>İletişim çağında devletin artık mükellefi hakkında daha çok bilgiye sahip olduğunu ve mükellefini daha iyi tanıdığını ifade eden Babacan, bundan sonraki dönemde genel eğilimin yaptırımlar konusunda, tahsilatın üzerine gitme konusunda artık işlerin daha sıklaşacağı yönünde olduğunu söyledi.</p>
<p>Özellikle bu matrah artırımı ve stok affıyla beraber eski dosyaların kurumlar üzerindeki baskısı, yükü azalacağı için, kurumların artık günlük denetimlere daha fazla ağırlık vereceğini anlatan Babacan, &#8221;Şu anda 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarıyla uğraşılıyor. Matrah artırımı yapan mükelleflerimiz denetim kapsamı dışına çıkacağı için çok sayıda denetim elemanımızın bir bakıma ellerindeki dosyalar azalacak, işleri rahatlayacak. Onlar ne yapacaklar? Bugünü çok daha yakından denetleyecekler. Bundan sonraki dönemde özellikle günlük işlemler açısından denetim sıklığının ve baskısının artacağını buradan ifade etmek istiyorum&#8221; dedi.</p>
<p><strong>-&#8221;BİN 500 DENETİM ELEMANI ALIYORUZ&#8221;</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;deki vergi oranlarının dünya ve Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında oldukça düşük seviyelere indiğini belirten Babacan, eskiden belki vicdanlarda &#8221;vergi oranları çok yüksek. Bu kadar yüksek vergi ödenir mi&#8221; diye sorulabildiğini, ancak artık böyle bir gerekçenin kalmadığını ifade etti. Kurumlar vergisinin yüzde 20 ya da altında olduğu ülke sayısının artık çok az olduğuna işaret eden Babacan, bundan sonraki dönemde özellikle gelişmiş ülkelerin, bu kadar büyük bütçe açığını kapatmak için vergileri artırmaktan başka çareleri kalmayacağını ve dolayısıyla vergi artışlarına doğru gideceğini kaydetti.</p>
<p>Pek çok Avrupa ülkesinin katma değer vergisini artırmak zorunda kaldığını anlatan Babacan, &#8221;Belli gelir gruplarıyla ilgili vergi artışına gitmek zorunda kaldı. Hiç birini yapamayanlar maaşları düşürmek zorunda kaldı. Dünyadaki trend bu şekilde fakat biz zaten oldukça düşürdüğümüz vergi oranlarını korumak istediğimizi, hatta daha da düşürmek istediğimizi söylerken, artık bu kayıt dışılığı da düşüncelerimizden, uygulamalarımızından mutlaka çıkarmamız gerekiyor. Bu önemli bir fırsattır. Dediğim gibi bundan sonra denetim baskısı artacaktır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>İleride bir daha böyle bir fırsatın olmayacağını ifade eden Ali Babacan, bin 500 denetim elemanı alacaklarını belirterek, bu rakamın oldukça büyük olduğunu, kayıtdışı çalışanlar açısından hayat zorlaşacağını söyledi.</p>
<p>Vatandaşlara tavsiyede bulunan Babacan, &#8221;nereden, ne kadar, nasıl, vergi kaçırırım, nereden, nasıl defterlerde kayıtları farklı göstererek ufak tefek avantajlar sağlarım&#8221; diye düşünülmemesi, bütün beyin güçlerini işlerini daha iyi yapmaya yöneltmeleri gerektiğini kaydetti.</p>
<p>Kayıt dışı çalışan müesseselerin devamlılığının çok zor olduğunun altını çizen Babacan, &#8221;Gelecek nesillere daha sağlam daha sürdürülebilir işletmeler bırakmak, ancak tam kayıt altında düzgün çalışan bir bakış açısıyla mümkün&#8221; dedi.</p>
<p><strong>-&#8221;EKONOMİNİN TEMEL DİREĞİ ŞİRKETLER OLACAK&#8221;-</strong></p>
<p>Türkiye ekonomisinin temel direğinin şirketler olacağını, kamunun ekonomi içindeki payının gittikçe düştüğünü belirten Babacan, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8221;Bizim artık pek çok üründe katma değer vergimiz yüzde 8. Bu oran dünyanın en düşük katma değer vergisi oranlarından bir tanesi. Bu kadar düşük katma değer vergisi, bu kadar düşük kurumlar vergisi, düşürdüğümüz gelir vergisi oranları, bütün bunları dikkate aldığımız zaman da gerçekten bundan sonra vergi oranlarını düşürmenin sınırlarına geliyoruz. Yani &#8216;şu oranlar biraz daha düşürülsün de ben ondan sonra kayıt içine geçiyim&#8230;Belki biraz daha düşer, ama öyle artık dramatik, radikal düşüşler olmaz. Dolayısıyla artık yeni bir dönemin başlangıcı olması gerekir diyoruz. Önemli bir fırsattır diyoruz. Herkes artık vergi açısından geçmişle ilgili problemlerini temizlesin, geleceğe güvenle baksın ve artık her şeyini kayıt altına alsın.&#8221;</p>
<p><a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1053272&amp;title=kamu-boc-ve-alacaklari-yeniden-yapilandiriliyor&amp;haberSayfa=0">http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1053272&amp;title=kamu-boc-ve-alacaklari-yeniden-yapilandiriliyor&amp;haberSayfa=0</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetfarukozdemir.com/tarihi-mali-af-aciklandi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ticari Hayatta Açık Fatura ve Kapalı Faturanın Önemi</title>
		<link>http://www.ahmetfarukozdemir.com/ticari-hayatta-acik-fatura-ve-kapali-faturanin-onemi/</link>
		<comments>http://www.ahmetfarukozdemir.com/ticari-hayatta-acik-fatura-ve-kapali-faturanin-onemi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Oct 2010 15:44:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Faruk ÖZDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Fatura]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetfarukozdemir.com/?p=503</guid>
		<description><![CDATA[Ticari hayatta karşımıza sıkça çıkan kavramlardan biri de &#8216;açık fatura&#8217; ve &#8216;kapalı fatura&#8217; kavramlarıdır. Açık fatura ve kapalı fatura kavramlarının ortaya çıkma nedeni, mal veya hizmet satan tacirin düzenlediği faturada, fatura bedelinin peşin mi yoksa vadeli mi tahsil edildiğini fatura üzerinde gösterme isteğinden kaynaklanmaktadır. I- GİRİŞ Biz de bu makale ile ticari hayatta karşımıza oldukça [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" valign="top">Ticari hayatta karşımıza sıkça çıkan kavramlardan biri de &#8216;açık fatura&#8217; ve &#8216;kapalı fatura&#8217; kavramlarıdır. Açık fatura ve kapalı fatura kavramlarının ortaya çıkma nedeni, mal veya hizmet satan tacirin düzenlediği faturada, fatura bedelinin peşin mi yoksa vadeli mi tahsil edildiğini fatura üzerinde gösterme isteğinden kaynaklanmaktadır.</p>
<p><span id="more-503"></span></p>
<p><strong>I- GİRİŞ</strong></p>
<p>Biz de bu makale ile ticari hayatta karşımıza oldukça sık çıkan açık fatura ve kapalı faturanın ne anlama geldiğini ve ticari hayatta ne gibi bir öneme sahip olduğunu açıklayacağız.</p>
<p><strong>II- FATURA</strong></p>
<p>6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu&#8217;nun &#8216;Fatura ve Teyit Mektubu&#8217; başlıklı 23. maddesi faturayı şöyle tanımlamıştır. &#8216;Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.&#8217;</p>
<p>213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun &#8216;Faturanın Tarifi&#8217; başlıklı 229. maddesi ise faturayı şöyle tanımlamıştır. &#8216;Satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.&#8217;</p>
<p><strong>III- TİCARİ HAYATTA AÇIK VE KAPALI FATURA TANIMLARI</strong></p>
<p>Sadece vergi yasalarında ve Türk Ticaret Yasası&#8217;nda değil, hiçbir yasada, yönetmelikte, tebliğde ya da yazılı başka bir kaynakta açık fatura ya da kapalı fatura ile ilgili bir açıklamaya rastlamak mümkün değildir([1]).</p>
<p>Ticari hayatta mal veya hizmet satan tacir düzenlediği faturada, bedelin ödenip ödenmediği net olarak fatura üzerine &#8216;bedeli ödenmiştir&#8217; veya &#8216;bedeli ödenmemiştir&#8217; şeklinde bir ibare ile gösterebilmektedir. Ancak bazı durumlarda bu şekilde bir ibareye yer verilmeden doğrudan faturanın düzenleniş biçimine göre böyle bir anlam ortaya çıkarılmaya çalışılmaktadır. İşte bu anlam faturanın açık-kapalı fatura olmasıdır.</p>
<p>Açık-kapalı fatura terimleri tamamı ile ticari hayatın kendi akışı içinde ortaya çıkmıştır. Buna göre açık-kapalı fatura ticari hayatta şöyle tanımlanmaktadır. Açık fatura, satılan mal veya hizmet bedelinin peşinen tahsil edilmediği yani vadeli olarak satışının yapıldığı durumlarda düzenlenen fatura iken kapalı fatura, mal ya da hizmet bedelinin peşin olarak tahsil edildiği durumlarda düzenlenen faturadır. Bedelin peşin tahsil edildiği kapalı fatura da faturayı düzenleyen tacir imzasını, faturanın alt tarafına atmakta iken bedelin peşin tahsil edilmeyip vadeli tahsil edileceği açık faturada ise faturayı düzenleyen tacir imzasını, faturanın üst tarafına atmaktadır([2]).</p>
<p>Bir diğer ifadeyle &#8216;Açık Fatura&#8217; deyimi bedeli ödenmemiş fatura, &#8216;Kapalı Fatura&#8217; deyimi ise bedeli ödenmiş fatura anlamında kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>IV- TİCARET HUKUKU AÇISINDAN AÇIK FATURA VE KAPALI FATURA</strong></p>
<p>6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu&#8217;nun 1. maddesinde &#8216;hakkında ticari bir hüküm bulunmayan ticari işlerde, mahkeme ticari örf ve adete, bu dahi yoksa umumi hükümlere göre karar verir.&#8217; hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre mahkemeler, ticaret hukukunda hüküm bulunmayan hallerde öncelikli olarak örf ve adet kurallarını dikkate almaktadır.</p>
<p>Peki  açık fatura ve kapalı fatura ticari hayatta örf ve adet kuralları haline gelmiş midir? Konuyla ilgili araştırmasını yaptığımız yargı kararlarında açık fatura ve kapalı faturanın ticaret hukukunda ticari örf ve adet haline geldiğini görmekteyiz.</p>
<p>Açık fatura ve kapalı faturanın örf ve adet haline geldiğini gösteren yargı kararlarından bazıları şunlardır.</p>
<p>&#8216;Faturanın altının kaşe vurularak imzalanması o faturanın kapalı fatura olduğunu gösterir ve bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Bu durumda kanıt yükü yer değiştirir. Diğer bir anlatımla ödeme savunması yönünden mevcut karine karşısında satıcının bedeli tahsil etmemiş olduğunu usulen kanıtlaması gerekir.&#8217;([3])</p>
<p>&#8216;Taraflar arasındaki araç kira sözleşmesine ilişkin kiralayan tarafından kiracı adına düzenlenen fatura kapalı olarak düzenlendiğinden, bu durum fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Bu itibarla ispat külfeti kiralayana düşmekte olup faturanın ödenmediğini kiralayan kanıtlamalıdır. Ayrıca taraf ticari defterlerinin sahipleri leh veya aleyhlerine delil olma nitelikleri de değerlendirilip tartışılmalıdır.&#8217;([4])</p>
<p>&#8221;Mahkemece (&#8230;) Ticaret ve Sanayi Odasından alınan cevabi yazıda yörede ticari yaşamın yeni geliştiği, faturalar üzerinde yapılan işlemler ve sonuçları hakkında yeterli bilgi birikimi olmadığı bu nedenlerle kapalı faturaların bedelinin ödenmiş olduğuna dair herhangi yerleşik bir ticari örf ve teamülün bulunmadığı bildirilmiştir. (&#8230;) Ticaret ve Sanayi Odasının ilgili yazısında, (&#8230;) Ticaret Odasının 21.12.1948 tarih 6 sayılı kapalı faturanın ödemeye karine teşkil ettiğine ilişkin teamül kararına aykırı bir yerel örf ve teamülün bulunmadığının da belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle kapalı faturanın ödemeye karine teşkil ettiği ve bu karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığı gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmemiştir.&#8217;([5])</p>
<p>&#8216;Türk Ticaret Kanunun 1 ve 2. Maddeleri uyarınca hakkında ticari bir hüküm bulunmayan ticari işlerde mahkemenin ticari örf ve adet olarak yerleşen teamüle göre karar vermesi gerekir. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre kapalı fatura ödemeye karine olup, aksi karşı tarafça ispatlanmalıdır.&#8217;([6]</p>
<p>Söz konusu yargı kararlarından anlaşılacağı üzere açık-kapalı fatura ticari örf ve adet halini almıştır.</p>
<p>İncelediğimiz yargı kararlarında fatura bedelinin ödenip ödenmediği hususunda ihtilafa düşüldüğünde, mahkemeler öncelikle bedelin ödenip ödenmediğine dair belge istemekte, böyle bir belgenin var olmaması halinde ise mahkemeler faturanın açık veya kapalı şekilde düzenlendiği karinesine göre karar vermektedir. Bu nedenle açık-kapalı fatura ayırımının ticari hayatta iyi bilinmesi önem arz etmektedir. Zira eğer fatura bedeli peşin ödenmişse fakat fatura açık bir şekilde kesilmiş ise ve bu ödemeyle ilgili başka herhangi belge düzenlenmemiş ise olay yargıya intikal ettiğinde, fatura bedelini ödeyen kişi bu bedeli mükerrer olarak ödemek zorunda kalabilecektir.</p>
<p><strong>V- SONUÇ</strong></p>
<p>Açık fatura ve kapalı fatura ne Türk Ticaret Kanunu&#8217;nda nede başka bir yasal mevzuatta tanımlanmamıştır. Bu kavramlar tamamıyla ticari hayatın içinde oluşmuştur.         Açık fatura, paranın tahsil edilmediği yani vadeli satış yapıldığı durumlarda düzenlenen faturadır. Kapalı fatura ise, mal ya da hizmet bedelinin peşin olarak tahsil edildiği durumlarda düzenlenir. Açık fatura da imza, faturanın üst tarafına atılır. Kapalı fatura da ise, imza faturanın alt tarafına atılır.</p>
<p>Makalemizde belirttiğimiz yargı kararlarından da anlaşılacağı üzere açık kapalı ve kapalı fatura ticari örf-adet haline gelmiştir. Bu nedenle mahkemeler fatura bedelinin ödenip ödenmediği hususunda ihtilafa düştüğünde, tarafların elinde iddialarını tevsik edici başka bir belgenin bulunmaması durumunda faturanın açık mı yoksa kapalı mı düzenlendiğine göre karar vermektedir.  Bu nedenle açık kapalı ve kapalı fatura hususunun iyi bilinmesinde ve buna göre davranılmasında yarar vardır.</p>
<p>Uğur UĞURLU*</p>
<p>Yaklaşım</p>
<p>(*)  Vergi Denetmeni</p>
<p>([1]) Kurtuluş AKDENİZ, &#8216;Açık Fatura Kapalı Fatura&#8217;, Yaklaşım Dergisi, Haziran 1998, Ankara</p>
<p>([2]) Uğur UĞURLU, &#8216;Açık &#8211; Kapalı Fatura Ayırımı ve Konu Üzerine Düşünceler&#8217;, Lebib Yalkın Dergisi, Sayı:52, 01.04.2008</p>
<p>([3]) Yrg. 19. HD.&#8217;nin, 08.03.2002 tarih ve E: 2001/6247, K: 2002/1560 sayılı Kararı</p>
<p>([4]) Yrg. HGK&#8217;nın, 18.02.2004 tarih ve E: 2004/1169, K: 2004/91 sayılı Kararı</p>
<p>([5]) Yrg. 19. HD.&#8217;nin, 18.01.2001 tarih ve E: 2000/6236, K: 2001/300 sayılı Kararı</p>
<p>([6]) Yrg. 15. HD.&#8217;nin, 26.09.1996 tarih ve E: 1996/2915, K: 1996/4767 sayılı Kararı</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetfarukozdemir.com/ticari-hayatta-acik-fatura-ve-kapali-faturanin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vergi Borçlarına Taksitlendirme Geliyor!</title>
		<link>http://www.ahmetfarukozdemir.com/vergi-borclarina-taksitlendirme-geliyor/</link>
		<comments>http://www.ahmetfarukozdemir.com/vergi-borclarina-taksitlendirme-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Sep 2010 18:31:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Faruk ÖZDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetfarukozdemir.com/?p=479</guid>
		<description><![CDATA[Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi borçlarıyla ilgili düzenlemeyi biran önce çıkaracaklarını bildirerek, &#8220;Ama bu kesinlikle bir af değil. Sadece vergi borçları yapılandırılarak, mükellefe taksit ve faizde kolaylık sağlanacak&#8221; dedi. AA muhabirinin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Bakan Şimşek, vergi borçlarıyla SSK ve Bağ-Kur prim alacaklarına ödeme kolaylığı konusunda kamuoyunda bir beklenti oluştuğuna işaret etti. Tahsilat ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ahmetfarukozdemir.com/wp-content/uploads/2010/09/00434810.png"><img class="size-full wp-image-495 alignleft" title="00434810" src="http://www.ahmetfarukozdemir.com/wp-content/uploads/2010/09/00434810.png" alt="" width="144" height="144" /></a>Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, <strong><span style="color: #800000;">vergi borçlarıyla ilgili düzenlemeyi biran önce çıkaracaklarını bildirerek, &#8220;Ama bu kesinlikle bir af değil. Sadece vergi borçları yapılandırılarak, mükellefe taksit ve faizde kolaylık sağlanacak&#8221; dedi.</span></strong></p>
<p><span id="more-479"></span></p>
<p>AA muhabirinin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Bakan Şimşek, vergi borçlarıyla SSK ve Bağ-Kur prim alacaklarına ödeme kolaylığı konusunda kamuoyunda bir beklenti oluştuğuna işaret etti. Tahsilat ve vergiye uyumda sıkıntı yaşanmaması için bu konudaki çalışmayı biran önce tamamlamak istediklerini belirten Şimşek, yeni düzenlemenin hiçbir şekilde af niteliğinde olmayacağını söyledi. Vergi aflarının, vergisini düzenli ödeyenler için ceza niteliği taşıdığını yineleyen Maliye Bakanı, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Bu nedenle, vergi borçlarıyla ilgili düzenleme, kesinlikle bir af değil. Bu tamamen vergi borçlarının yeniden yapılandırılmasına dönük bir uygulama olacak. Burada vergi alacakları yapılandırılarak, mükelleflere taksit ve faizde kolaylık sağlanacak.</p>
<p>Düzenleme kapsamında kamu alacakları, reel değerinin altında kalmayacak. En kötü şartlarda bile enflasyonla güncellenmiş bir tahsilata gidilecek. Ana paradan da hiçbir şekilde vazgeçilmeyecek. Vergi borçları enflasyonla güncellenmiş rakamların altına inmeyecek.&#8221;</p>
<p><strong>MÜKELLEFE UYARI</strong></p>
<p>Maliye Bakanı Şimşek, ödeme kolaylığının daha önceki bir tarihe kadar olan vergi borçlarını kapsayacağını da bildirdi.</p>
<p>Düzenlemede, mutlaka bir kesinti tarihi olacağını kaydeden Şimşek, &#8220;Uygulama bu dönemi kapsamayacak. O nedenle mükelleflerimiz, (nasıl olsa vergi borçlusuna kolaylık getirilecek) diyerek, bu dönemdeki vergi borçlarını ödememezlik etmesin, ödemelerini hiçbir şekilde aksatmasın. Aksi halde bundan zarar görürler. Ben, bütün mükelleflerimizin bu hususa dikkat etmelerinin kendi yararlarına olduğuna dikkati çekmek istiyorum&#8221; dedi.</p>
<p><strong>DÜZENLEME NASIL OLACAK?</strong></p>
<p>Bu arada Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığı yetkililerinden edinilen bilgiye göre, vergi borçlarının yapılandırılması konusunda 2 alternatif bulunuyor. İlk alternatifi, vergi alacakları için Tecil ve Taksitlendirme Tebliği çıkarılması oluşturuyor. 2008 yılı içerisinde de başvurulan bu yöntemde, vergi borçlularına daha düşük bir tecil faiziyle, belli sürelerde taksit imkanı sağlanıyor.</p>
<p>2008 yılında çıkarılan Tebliğde, vergi borçları, yıllık yüzde 3 tecil faiziyle 18 ay taksitlendirilmişti.</p>
<p>Tecil faizi, halen yıllık yüzde 19 olarak uygulanıyor.</p>
<p>Borçların tahsilinde tecil ve taksitlendirme yönteminin tercih edilmesi halinde, Maliye Bakanlığının çıkaracağı bir Tebliğ ile vergi alacakları taksitlendirilecek ve borçlara makul oranlı bir tecil faizi uygulanacak.</p>
<p>Maliye Bakanlığı, yürürlükteki mevzuat uyarınca vergi borçlarını 36 aya kadar taksitlendirebiliyor. Yeni düzenlemede taksitlendirme süresinin 36 ay mı, bu sürenin altında mı, yoksa üstünde mi olacağına çalışmalar sonunda karar verilecek.</p>
<p>Ödeme kolaylığındaki ikinci yöntem ise kanuni düzenleme ile hayata geçirilebiliyor. Daha önce SSK ve Bağ-Kur prim alacaklarının tahsilinde de kullanılan bu yöntemde, vergi borçlarında ana paraya dokunulmuyor, faiz ve gecikme zammının bir bölümü ise siliniyor. Ana parayla faiz ve gecikme zammının kalan bölümünün de, düşük tecil faiziyle taksitlendirilmesi yoluna gidiliyor.</p>
<p><strong>HANGİ ALACAKLAR KAPSAMA GİRECEK?</strong></p>
<p>Vergi borçlularına ödeme kolaylığında yöntemin yanı sıra, alacakların kapsamı da Maliyenin çalışmalarında netleşecek.</p>
<p>Maliye bürokratları, düzenleme çalışmalarında şu hususlara da açıklık getirecek:</p>
<p>&#8220;Sadece kesinleşmiş vergi alacakları mı kapsamda olacak? İhtilaflı alacakların durumu ne olacak? İnceleme aşamasındaki alacaklar da kapsama dahil edilecek mi? Servet veya stok beyanına gidilecek mi? Matrah artırımı olacak mı?&#8221;</p>
<p><strong>NE ORANDA TAHSİLAT YAPILIYOR?</strong></p>
<p>Gelir İdaresi Başkanlığı yetkilileri, önceki dönemlerde de başvurulan tecil ve taksitlendirme uygulamalarında, toplanması mümkün olan vergi alacaklarının genellikle yüzde 20’si ile 30’u arasındaki bölümünün tahsil edildiğini belirtiyor. Yetkililer, ilk aylarda tahsilat oranının daha yüksek oranlarda seyrettiğini, ancak sonra düştüğünü ifade ediyor.</p>
<p>2008 yılında gerçekleştirilen tecil ve taksitlendirme için de, Türkiye genelinde 1 milyon 520 bin başvuru olmuştu. 324 bin 500’ünü İstanbullu, 123 binini Ankaralı, 105 binini de İzmirli mükelleflerin meydana getirdiği başvuru sahipleri, uygulama ile 11 milyar 320 milyon lira tutarındaki vergi borcunu taksitlendirmişti. Söz konusu verginin 7 milyar 598 milyon lirasını ana para, 3 milyar 721 milyon lirasını da faiz ve gecikme zammı oluşturmuştu.</p>
<p>Küresel krizin başlangıç dönemindeki bu uygulamada, vergi borçlarının yüzde 50’si için başvuru yapılmıştı. İlk aylarda yüzde 50 dolayında olan tahsilat oranı da, takibeden aylarda ciddi oranda düşmüş ve uygulama, yüzde 20’nin altında bir tahsilatla sonuçlanmıştı.</p>
<p>2002 yılından sonra ülkemizde bir de Vergi Barışı yapılmıştı. 31 Aralık 2003 ile 30 Eylül 2004 tarihleri arasında vergi barışı uygulaması kapsamında 4 milyar 499 milyon 915,9 bin lira tahsilat gerçekleştirilmişti. KİT’ler, iktisadi devlet teşekkülleri ve mahalli idarelerden gelen vergilerle bu rakam 4 milyar 714 milyon 760,6 bin lirayı bulmuştu.</p>
<p>Yine bu dönemde çıkarılan Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanunla, 48 milyar 258 milyon 116 bin 475 liralık varlık, Varlık Barışına konu edilmişti. Bu varlıklar için hesaplanan vergi de 1 milyar 576 milyon 625 bin 305 bin lira olmuştu.</p>
<p><strong>40 MİLYAR LİRAYA YAKIN VERGİ ALACAĞI</strong></p>
<p>Bu arada AA muhabirinin Gelir İdaresi Başkanlığınca açıklanan vergi borçluları listesi üzerinde yaptığı hesaplamalara göre, en borçlu ilk 7 bin mükellefin devlete 36,4 milyar lira vergi borcu bulunuyor. Bunun 10 milyar 66 milyon lirasının da ilk 50 mükellefe ait olduğu dikkat çekiyor.</p>
<p>Aynı şekilde vergi borcu toplamı, ilk 100 mükellef için 13 milyar 6,9 milyon lira, ilk 2 bin mükellef için 28 milyar 336,7 milyon lira, ilk 3 bin mükellef için 30 milyar 919 milyon lira, ilk 5 bin mükellef için 34 milyar 252,8 milyon lira, ilk 6 bin mükellef için de 35 milyar 442 milyon lira şeklinde belirleniyor.</p>
<p>Resmi verilere göre, sayısal olarak vergi borçlularının çok büyük bölümünü 5 bin lira ve altında vergi borcu bulunanlar meydana getiriyor.</p>
<p>Gelir İdaresi Başkanlığı, listedeki vergi alacaklarının bir bölümüne &#8220;tahsili mümkün olmayan alacak&#8221; gözüyle bakıyor.</p>
<p>(AA)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetfarukozdemir.com/vergi-borclarina-taksitlendirme-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gelir Vergisi Tarifesi Değişti!</title>
		<link>http://www.ahmetfarukozdemir.com/gelir-vergisi-tarifesi-degisti/</link>
		<comments>http://www.ahmetfarukozdemir.com/gelir-vergisi-tarifesi-degisti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Aug 2010 21:37:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Faruk ÖZDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetfarukozdemir.com/?p=454</guid>
		<description><![CDATA[4 Ağustos 2010 tarih ve 27662 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 274 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğiyle, 103. maddede yapılan yeni düzenlemenin Temmuz ve izleyen aylarda yapılacak uygulamasına ilişkin düzenleme ve açıklamalar yapılmıştır. Tebliğde yer alan düzenleme ve açıklamaların özeti için devamını okuyun.. 1. Yeni Tarife Yapılan düzenleme sonrasında gelir vergisi tarifesi aşağıdaki gibidir: Tasarıda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table style="height: 100%;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td colspan="3" valign="top"><span style="font-family: Verdana;"> </span><span style="font-family: Verdana;"><img class="alignleft" src="http://www.vergiportali.com/Images/Content/Size5/cae6e9e608b54718bbf1819bb16afd46.jpg" alt="" /></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">4 Ağustos 2010 tarih ve 27662 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 274 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğiyle, 103. maddede yapılan yeni düzenlemenin Temmuz ve izleyen aylarda yapılacak uygulamasına ilişkin düzenleme ve açıklamalar yapılmıştır.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">Tebliğde yer alan düzenleme ve açıklamaların özeti için devamını okuyun..<span id="more-454"></span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Verdana;">1. </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">Yeni Tarife</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">Yapılan düzenleme sonrasında gelir vergisi tarifesi aşağıdaki gibidir:</span></p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="480"><strong><span style="font-family: Verdana;">Tasarıda Ücret Gelirleri İçin Öngörülen Gelir Dilimleri</span></strong></td>
<td width="96"><strong><span style="font-family: Verdana;">Vergi Oranı (%)</span></strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="480"><span style="font-family: Verdana;">8.800 TL’ye kadar</span></td>
<td width="96"><span style="font-family: Verdana;"> 15</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="480"><span style="font-family: Verdana;">22.000 TL’nin 8.800 TL’si için 1.320 TL, fazlası</span></td>
<td width="96"><span style="font-family: Verdana;"> 20</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="480"><span style="font-family: Verdana;">50.000 TL’nin 22.000 TL’si için 3.960 TL</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">(ücret gelirlerinde 76.200 TL’nin 22.000 TL’si için 3.960 TL), fazlası</span></td>
<td width="96"><span style="font-family: Verdana;"> 27</span></td>
</tr>
<tr>
<td width="480"><span style="font-family: Verdana;">50.000 TL’den fazlasının 50.000 TL’si için 11.520 TL</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">(ücret gelirlerinde 76.200 TL’den fazlasının 76.200 TL’si için 18.594 TL), fazlası</span></td>
<td width="96"><span style="font-family: Verdana;"> 35</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><span style="font-family: Verdana;">2. </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">Mahsup İşleminin Yapılması</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: Verdana;">a)</span><span style="font-family: Verdana;"> </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">2010 Yılı Temmuz Ayına Ait Olup Ağustos Ayında Muhtasar Beyanname Verecek Olan Mükellefler</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">Tebliğde, Temmuz ayına ilişkin olarak Ağustos ayında muhtasar beyanname verecek olanların;</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">- Yeni tarifeye göre 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren kendi hesapları üzerinde gerekli düzeltmeyi yapmaları,</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">- Temmuz ayına ait beyanname ekinde toplam çalışan bazındaki tevkifat ve fazla yapılan tevkifat tutarları ile aradaki farkı gösteren tebliğin ekinde yer alan listeyi ekleyerek, sadece ödenmiş vergileri, beyannamenin Tablo-1 &#8220;Matrah ve Vergi Bildirimi&#8221; bölümünün &#8220;Mahsup Edilen Vergiler&#8221; kısmının (20) no&#8217;lu satırından sonra gelmek üzere &#8220;GVK Geçici 78 inci maddeye göre yapılan mahsuplar&#8221; ifadesi ile göstererek mahsup etmek suretiyle beyannameleri düzeltilmiş tutarlara göre vermeleri,</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">- Ödenmiş olan verginin ilk muhtasar beyannameden mahsup edilememesi durumunda, kalan tutarın sonraki dönemlerde de aynı şekilde mahsup edilmesi,</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">gerektiği belirtilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">Yasal düzenleme 1 Ağustos 2010 tarihinde yürürlüğe girmesine karşılık, Maliye Bakanlığı’nın Kanun’un kendisine verdiği yetkiyi kullanarak Temmuz ayı vergi hesabını yeni düzenleme çerçevesinde yaptırdığı görülmektedir. Bakanlığın, </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">fazla ödenen verginin bir an önce sahiplerine iade edilmesi ve yapılacak işlemlerin kolaylaştırılması</span></span><span style="font-family: Verdana;"> amacıyla böyle bir düzenleme yaptığı tahmin edilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">Fazla yapılan tevkifat tutarlarının tahakkuk etmesine rağmen ödenmemiş olması halinde mahsup yapılmayacak; muhtasar beyanname ekinde verilecek olan, her bir aya ilişkin </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">toplam çalışan bazında</span></span><span style="font-family: Verdana;"> yapılan tevkifat ile fazla yapılan tevkifat tutarı ve aradaki farkı gösteren tebliğin 1 no.lu ekindeki listeye dayanılarak vergi dairelerince ilgili dönem tahakkuklarında gerekli düzeltme yapılacaktır.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">Tebliğde, Ocak-Temmuz dönemine ilişkin bir örnek yapılmış olup, örnekte dikkat edilecek hususlar;</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">- Ocak – Haziran dönemleri için her iki tarifeye göre hesap yapılmış olması,</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">- Kanun 1 Ağustos 2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmasına rağmen Temmuz dönemi için sadece yeni tarifeye göre vergi hesaplanması,</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">- Temmuz ayı için hesaplanan ve tahakkuk ettirilen </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">toplam vergiden</span></span><span style="font-family: Verdana;"> (her bir çalışan için değil) geçmiş dönemlerde fazla ödenen verginin mahsup edilmesidir.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: Verdana;">b)</span><span style="font-family: Verdana;"> </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">Temmuz Muhtasar Beyannamesini Vermiş Ancak Tahakkuk Eden Vergiyi Henüz Ödememiş Olanlar İçin Uygulama</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">274 seri no.lu Tebliğde, Temmuz ayına ait muhtasar beyannameyi vermiş ancak </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">tahakkuk eden vergiyi henüz ödememiş</span></span><span style="font-family: Verdana;"> olanların, beyanname verme süresinin sonuna kadar </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">düzeltme beyannamesi vermeleri halinde</span></span><span style="font-family: Verdana;">; bu beyannameye Ocak &#8211; Haziran 2010 aylarına ilişkin beyannamelerdeki tutarları, ayrıntılı olarak gösteren Tebliğ ekindeki listeyi eklemeleri halinde, önceki bölümde belirtilen şekilde mahsup işleminin yapılacağı belirtilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">Açık olmamakla birlikte, Tebliğde kullanılan ifadeden isteyen mükelleflerin bu şekilde davranabilecekleri anlaşılmaktadır. Beyanname verme süresinin sonuna kadar </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">düzeltme beyannamesi vermeleri halinde</span></span><span style="font-family: Verdana;"> mahsup işleminin yapılacağı ifadesinden, vermemeleri halinde bir sonraki ay bu işlemin yapılabileceği anlaşılmakla birlikte, herhangi bir sorunla karşılaşmamak için, varsa Temmuz ayı beyannamesini verenlerin Tebliğde açıklanan şekilde düzeltme beyannamesi vererek mahsup ve iade işlemlerinin yapılmasını sağlamalarında yarar olduğu düşünülmektedir.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: Verdana;">c)</span><span style="font-family: Verdana;"> </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">Temmuz Muhtasar Beyannamesini Vermiş ve Tahakkuk Eden Vergiyi Ödemiş Olanlar İçin Uygulama</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">Tebliğe göre, muhtasar beyannameyi vermiş ve tahakkuk eden vergiyi ödemiş olanlar, </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">fazladan ödemiş oldukları vergileri sonraki dönemlerde</span></span><span style="font-family: Verdana;"> verecekleri muhtasar beyannamelere göre ödenecek gelir vergisinden mahsup edilecektir. Evrensel kural burada da çalışmış, erken beyanname vermek ve vergiyi ödemek önemsiz de olsa bir ölçüde cezalandırılmıştır. Ancak Tebliğin yayımı öncesinde büyük bir olasılıkla beyanname veren ve hesaplanan vergiyi ödeyen sayısı çok sınırlı olduğundan veya hiç olmadığından, fiilen cezalandırılmış sayılabilecek işletme olmadığı söylenebilir.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">Tebliğde, sonraki dönemde verilecek muhtasar beyannamede mahsup işleminin nasıl yapılacağı ayrıca açıklanmıştır.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: Verdana;">d)</span><span style="font-family: Verdana;"> </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">Beyannamelerini Elektronik Ortamda Vereceklerin Yapacakları İşlemler</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">Beyannamelerini elektronik ortamda verenler, fazla ödedikleri tutarlarını yukarıda açıklanan şekilde tespit ederek, e-beyannamede bu işleme münhasır olmak üzere açılmış bulunan &#8220;Mahsup Edilen Vergiler&#8221; kısmının &#8220;GVK Geçici 78 inci maddeye göre yapılan mahsuplar&#8221; satırında göstereceklerdir.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">Ayrıca, ek liste elektronik ortamda muhtasar beyanname ekinde verilecektir.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: Verdana;">3. </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">Yapılmış Olan Gelir Vergisi Tevkifat Tutarının Yeni Hükme Göre Hesaplanan Vergiden Az Olması Durumunda Yapılacak İşlemler</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">Tebliğde, 01.01.2010 – 01.08.2010 tarihleri arasındaki ücret ödemelerinden yeni tarifeye göre hesaplanması gerekenden daha düşük tutarda tevkifat yapılmış olması durumunda oluşan fark tutarının, 1 ağustos 2010 tarihinden sonra yapılacak ilk ücret ödemesinden kesilerek bu ödemenin muhtasar beyannamenin verilme ve ödeme süresi içinde topluca verilecek ayrı bir muhtasar beyanname ile beyan edilerek ödeneceği belirtilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">Tebliğde yapılan açıklamayla, Temmuz ayına ilişkin olarak verilecek beyannamelerin yeni tarifeye göre vergi hesaplanarak düzenlenmesi istenmektedir. Temmuz ayı stopaj tutarının yeni tarifeye göre hesaplanması durumunda, yapılmış olan stopaj tutarının esas olarak yeni hükme göre hesaplanan vergiden az olması çok özel durumlar dışında söz konusu olmayacaktır.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">Fazla ödeme olması durumunda Ağustos ayı beklenmeksizin Temmuz beyannamesi üzerinden düzeltme yapılırken, eksik vergi ödendiği durumda, eksik ödenen verginin Ağustos ayına ilişkin olarak Eylül ayında verilecek beyannameyle ödenmesi söz konusudur. Bakanlık yetkisini kullanarak mahsup ve iade işlemini bir ay öne çekmiş, ödeme işlemini ise Kanun’un emrettiği döneme bırakmıştır.</span></p>
<p><strong><span style="font-family: Verdana;">4. </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">Emeklilik, İşten Ayrılma, İşyerinin Kapanması, Ölüm vb. Durumlarda Fazla Kesilen Vergi Tutarlarının İadesi</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">Tebliğde yapılan düzenlemeye göre, emeklilik, işten ayrılma, işyerinin kapanması, ölüm gibi haller nedeniyle fazla kesilen vergi tutarlarının hak sahiplerine iadesi, vergi dairelerince yerine getirilecektir.</span></p>
<p><span style="font-family: Verdana;">İade talep edecek olanlar, </span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Verdana;">işverenden alacakları ve kendilerinden yapılan tevkifat tutarlarını ayrıntılı olarak gösteren bir yazı</span></span><span style="font-family: Verdana;"> ile en son çalıştıkları işverenin muhtasar beyanname yönünden bağlı olduğu vergi dairesine başvuracak, gerekli düzeltme işlemleri ilgili vergi dairesince yerine getirilecektir.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetfarukozdemir.com/gelir-vergisi-tarifesi-degisti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yabancıların Çalışma İzin Kriterleri Yeniden Belirlendi!</title>
		<link>http://www.ahmetfarukozdemir.com/yabancilarin-calisma-izin-kriterleri-yeniden-belirlendi/</link>
		<comments>http://www.ahmetfarukozdemir.com/yabancilarin-calisma-izin-kriterleri-yeniden-belirlendi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Jul 2010 08:32:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Faruk ÖZDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma İzni]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahmetfarukozdemir.com/?p=369</guid>
		<description><![CDATA[Yabancıların çalışma izin taleplerine ilişkin işlemlerin objektif ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasını teminen 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü maddesi uyarınca; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının onayı ile değerlendirme kriterleri belirlenmiştir. 2/8/2010 tarihi itibariyle uygulanmaya başlanacak olan değerlendirme kriterleri aşağıda belirtilmiştir: 1- Çalışma izni talep edilen işyerinde en az beş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ahmetfarukozdemir.com/wp-content/uploads/2010/07/casgem_logo.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-499" title="casgem_logo" src="http://www.ahmetfarukozdemir.com/wp-content/uploads/2010/07/casgem_logo.jpg" alt="" width="45" height="42" /></a>Yabancıların çalışma izin taleplerine ilişkin işlemlerin objektif ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasını teminen 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü maddesi uyarınca; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının onayı ile değerlendirme kriterleri belirlenmiştir.</p>
<p>2/8/2010 tarihi itibariyle uygulanmaya başlanacak olan değerlendirme kriterleri aşağıda belirtilmiştir:<span id="more-369"></span></p>
<p>1- Çalışma izni talep edilen işyerinde en az beş T.C. vatandaşının istihdamı zorunludur. İzin isteyen yabancının şirket ortağı olması halinde beş kişilik istihdam şartı, Bakanlıkça verilecek bir yıllık çalışma izninin son altı ayı için aranır. Aynı işyerinde birden fazla yabancı için çalışma izni talebinde bulunulması durumunda, çalışma izni verilen ilk yabancıdan sonraki her bir yabancı için ayrı ayrı beş T.C. vatandaşı istihdamı aranacaktır.</p>
<p>2- İşyerinin ödenmiş sermayesinin en az <strong>100.000 TL </strong>veya brüt satışlarının en az <strong>800.000 TL </strong>veya son yıl ihracat tutarının en az<strong>250.000 ABD Doları </strong>olması gerekmektedir.</p>
<p>3- Dernek ve vakıflarda çalışacak yabancılara ilişkin izin taleplerinde 2 nci madde, yabancı devlet havayollarının Türkiye temsilciliklerinde, eğitim sektörü ve ev hizmetlerinde çalışacak yabancıların çalışma izni başvurularının değerlendirilmesinde ise, 1 inci ve 2 nci maddeler uygulanmayacaktır.</p>
<p>4- İzin isteyen şirket ortağı yabancının, <strong>40.000 TL</strong>’den az olmamak üzere sermaye payının en az<strong> yüzde 20 </strong>olması zorunludur.</p>
<p>5- İşveren tarafından yabancıya ödeneceği beyan edilen aylık ücret miktarının yabancının görev ve yetkinliği ile bağdaşır seviyede olması zorunludur. Buna göre, başvuru tarihi itibariyle yürürlükte bulunan asgari ücret tutarı dikkate alınmak suretiyle yabancıya ödenecek ücretin en az;</p>
<p>a) Üst düzey yöneticiler, pilotlar ve ön izin talebinde bulunan mühendis ve mimarlar için asgari ücretin <strong>6,5</strong> katı,</p>
<p>b) Birim veya şube müdürleri ile mühendis ve mimarlar için asgari ücretin<strong> 4</strong> katı,</p>
<p>c) Uzmanlık ve ustalık gerektiren işlerde çalışacaklar ile öğretmenler için asgari ücretin<strong> 3</strong> katı,</p>
<p>d) Ev hizmetleri ile diğer mesleklerde çalışacak yabancılar için asgari ücretin <strong>1,5</strong> katı olması gerekmektedir.</p>
<p>6- Bünyelerinde izinli masaj salonu bulunduğunu kanıtlayan Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli en az dört yıldızlı turizm işletmeleri ile belgeli tatil köylerinin, masör, masöz ve SPA terapisti gibi uzmanlık ve ustalık gerektiren talepleri değerlendirmeye alınacak, bu kapsamda bulunmayan işletme ve işyerlerinin talepleri ise uygun bulunmayacaktır.</p>
<p>7- Uzmanlık ve ustalık gerektiren işlerde, eğlence sektörü ile turizm-animasyon organizasyon firmalarında istihdam edilecek yabancılar için en az <strong>10 T.C. vatandaşı </strong>çalıştırılması halinde ayrıca kota uygulanmayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahmetfarukozdemir.com/yabancilarin-calisma-izin-kriterleri-yeniden-belirlendi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

